3 Nisan 2015 Cuma

Bu hafta, dün-bugün, an ve an..

27 Mart 2015, Cuma günü ve sonrasını takip eden günlerde yüksek ateş oldu Yağmur'da. Sebebi cumayı takip eden pazartesi günü ortaya çıktı. Doktor el-ayak hastalığı dedi. Yüksek ateş, halsizlik, el ve ayaklarda kırmızı döküntüler. Ağızda da çıkma ihtimali varmış, Yağmur'da olmadı. Beş günlük raporla bu hafta okula gitmedi. İyileşme imaresi olarak bugün "anne beni okula gönder" diye peşimden dolaştı. Bu hastalığı da tanıdık. Damla'ya geçti mi? kuluçka döneminde mi? bilemiyoruz. Yaşayıp, göreceğiz.
Velhasıl evde anne ördek (ben) peşimde iki yavru ördekle tüm işleri beraber yapar, yatar, kalkar, yer, içer olduk. Hastalık dolayısıyla evden çıkamayınca, tüm oyunlarda bitince... birbirimize sardık. Güldük, kızdık, ağladık, kovaladık, öptük, kokladık birbirimizi. "Yağmur çok sıkıldı evde" dedim ya fotoğraf çekti durdu. Hoş oldu, ben sevdim. Habersiz fotoğraflar hep hoşuma gider ♥
Anne dedi(m), öpücük oldu geldi. "Anne" duyalı çok oldu kızlarımdan, "anne" demeyeli çok oldu. Yetti! (mi?)
Her ebeveyn yapmaz mı? Ayaklarıyla kaldırır yukarı, uçurur sözüm ona çocuğu. Bizde "uçtu, uçtu Damla uçtu". Vaktiyle Yağmur'a da yaptım tabi, başı kel değil ya!

Ve vaktiyle bize de yaptılar, başımız kel değil ya!


24 Mart 2015 Salı

Cevabını bulamadığım bir soru

Kendi boyundan büyük laflar eder, şaşırtır.
Resim yapar, şiir yazar, anında kafasından bir şarkı uydurur karşısındakini hayretler içerisinde bırakır. Annesinin yaptığı her işe merak salar. Çiçek eker, sular, etamin işleyip, örgü örmeye merak salar. Canım kızım, ilk göz ağrım. Dans etmeyi çok sever. Etrafımda biri var! ayağına basarım, çarparım diye hiç endişelenmez. Çoğu zaman kardeşine çarpsa da -uyarılır- yine devam eder.
Okul arkadaşlarına kıyamaz, yemek konusunda kendisinde var onlarda yoksa o da yemez ya da paylaşır. Üç, beş kuruşu varsa gider onlara da alır. Kötü niyet taşımaz. İlkokul 3.sınıfa gitse de her gün çantasına oyuncak koyar. Aklından geçeni hemen söyler. Çabuk kırılır, hemen ağlar. Cingözlük yapar bazen gizli saklı sonra dayanamaz söyler ya da kendini ele verir. Yakalanır! İki kişi konuşurken bayılır araya girsin muhabbete ortak olsun. Her konuda bir fikri vardır. Araştırmacıdır... Ama bazen tembeldir hemde çok... Yemek yemeği sevmez, meyvelere bayılır. Bir tek uyku zamanı gelince karnı acıkır ki o da yatmamak içindir zaten. Anneyi kandıramaz :) Yönetmeyi sever. Arkadaşlarıyla, kardeşiyle oyun oynarken illa talimatları kendi versin ister. Oyun oynamak onunla pek çekici gelmez. Yatmadan önce kitap okur ya kendisi için ya kardeşi için.

Bir küçük Yağmur'un böyle türlü türlü huyu varmış. Tatlı-ekşi ailesiyle geçinirmiş. Onları çok sever, kendi de çok sevilirmiş.

Bu akşam yatmadan önce okulda ve okul servisinde yaşadıklarını anlattığında... Sana oyun gibi gelebilecek hal ve hareketlerin beni nasıl korkuttuğunu bilsen!!!
Ah bir bilsen!!!
Nasıl koruyacağım... Cevabını bulamadığım bir soru bu.

23 Şubat 2015 Pazartesi

o bir "apla"

Pazar sabahı çoluklu çocuklu yatak keyfimde...

Damla kendi kafasına doğru hamle yaptığında... Ablası kardeşine "Damla'cığım kafanı çok sert kaşıyıp yara yapıyorsun, bırak ben senin kafanı kaşırım" der. Kardeşinin kafanı kaşır... ki küçük kaşınmaktan pek hoşlanır, pek mutlu olur.

Abla olmayı çözümlenmiş Yağmur. Arada sert kıskançlıkları olsa da...

"apla" Damla'ca "abla"