22 Mayıs 2014 Perşembe

Dolaylı yollardan Zonguldak'lıyız ya...

Köye gittiğimizde bir madene gitmiştik yıllar önce. Arkamızda gün ışığını kaybetmeden karanlığa çok yaklaşmadan ilerledik. O bile nefesimizi kesmişti. Yaşıyorsun ama yaşamıyorsun gibiydi.

Şimdi düşünüyorum da... Her gece yatağa girip, ışığı kapattığımızda hepimizde aynı düşünce değil mi? Karanlık... Ve bir daha aydınlığa varamayacağını düşünmek.
13 Mayıs 2014 tarihini bilin, unutmayın kızlar. Yağmur az çok hatırlar madende gerçekleşen felaketi ama Damla bir haber olacak tabi ki. Açın okuyun, ülkemizin yakın geçmişinden habersiz olmayın. Siz büyümeden başımızdaki felaketlerden kurtulup gün yüzüne çıkmayı diliyorum(z).

Soma'daki felaketten sonra ne yazabildim, ne de yazmadan geçebildim.

Başımız sağ olsun, bu son olsun.

13 Mayıs 2014 Salı

Çok sev ♥

Seviyor, seviliyorum ya daha ne olsun.
İki kızımla kutladığım daha nice anneler günüm olsun ♥

Fotoğraflar İphone ile çekilmiştir.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Bir buçuktan Damla

Damla 1,5 yaşında.
1,5'tan 2 gibi aslında. 6 ayda bir yaş alır gibi. Nasıl mı? 2'de değilde sanki daha da büyük hatta bazen ablasından bile...
"Yemek yer misin?" demeden... Yiyor.
Doyunca elimi-ağzımı sil kalkacağım gibisinden peçeteyi işaret ediyor.
Su içmesini hatırlatmadan... İçiyor.
"Uyku zamanı" deyince... Mutfağa gidip sütünün ısıtılıp kendisine verilmesini bekliyor.
Sütü bitince emziğini alıp uyumaya başlıyor.
Gece başucundan suyunu alıp içip, uykusuna devam ediyor.
Sabah erken kalkıyor ve mutlu kalkıyor.
Yataktan inince ablasından kendine kalan, ayağına 2 numara büyük terlikleri giyiyor.
"Dışarı çıkıyoruz" deyince kapının önünde bitiveriyor.
Yediğini, içtiğini, oynadığını paylaşıyor.
Hayvanları çok seviyor.
"Anniiii, babooo, apla" diyor bize.
"Mummm" derse eğer emzik anlamında.
İki elini göğsünde bağlayıp kedi gibi bakarsa kucak ister.
Eğer ablası kitap okuyorsa Damla'da okuyor.
Eğer ablası ders yapıyorsa Damla'da yapıyor.
Eğer ablası oyun oynuyorsa Damla'da oynuyordur.
Ceviz, dut kurusu, kuru kayısı, kuru üzüm en sevdiği yemişler.
Elma, erik şimdilik en sevdiği meyveler.
İrmik helvası favori tatlısı.
Evde minik işler yapıyor. Eline tuttuğu bir bezle toz alır gibi...
Ablası göz ağrısı ve küçük annesi.
Babası aşkı.
Annesi olmazsa olmazı.

.... yazmakla, saymakla bitmez bu ilkler.

Evin ikinci çocuğu olup önünde örnek bir büyük boy olunca daha kolaymış büyümek. Bizde tecrübe ettik bunu Damla'yla bir bir anlatsalar anlamazdık. Bütün bu kolaylıklar Yağmur sayesinde.

İşin özü; çok şükür kızlarıma, çok şükür verene.

1 Mayıs 2014 Perşembe

Yine mi güzeliz, yeni mi çiçek ♥

Bu sabah 03:00 civarı yine yollardayız, köye doğru. Bir "ce eee"  deyip geleceğiz.
Yağmur bu resmi piknik hatırası olarak yaptı. Çok mutlu oluyorum gördüğünü hemen resmetmesine. Baba, anne, iki kız kardeş... Güzellikler biriktiriyorum artık sadece. Arada çıkıp çelme takanlara gülüyorum. Biliyorum ki bana bu sadelik iyi geliyor ♥