Yağmur'lu günlerin başladığı şu günlerde evden çıkarken unutmamanız gereken nedir? Şemsiye. Ben her defasında unuturum. Taşımayı sevmediğimden, yağmur'u sevdiğimden üzülmem ıslandığıma. Ama unuttuklarım şemsiye ile kalsa.

Dün sabah karga-tulumba evden çıkarken anahtarımı
unutmuşum. Olacağı varmış ki, benden sonra uyuyan güzeli kucaklayıp evden çıkan evimizin babası da
unutmuş. Akşam kapının önünde buluşunca anladık, güldük. Gülmelerimiz biraz pis'ti ama, neyse... Ne zamandır çilingiri de aramamıştık. Kendisinden bize hesap açmasını isteyeceğiz :)
Kapı önünde çilingir'i beklerken karşı komşumuz davetini çevir(e)medik. Hele Yağmur'un
"ne zaman evimize giycez" soruları bezdirmişken. Komşu 9 aylık bebişine rağmen hepimizin karnını doyurdu. En sevdiğim karalahana sarmasıyla hemde. Karadeniz'li olduğunu
unutmuşum komşumun. Elleri dert görmesin. Ev alma komşu al boşuna dememişler.
Unutmuşuz bu lafın güzelliğini.
Evde mini mini bir bebeğin emekleme öncesi yerde komando gibi sürünmesinin sevimliliğini
unutmuşuz. Öylece bakıp güldük karı-koca.
Sonra bayram harçlıklarınla istediğini alabilirsin dediğimiz küçük kızımıza verdiğimiz sözü
unutmuşuz. Çocukların verilen sözü
asla ama asla unutmayacaklarını
unutmuşuz. Oyuncağını aldı(k) rahatladık. Şimdi renkli ve minik hatunlar akşamları bize defile yapıyor.
Dün akşam ki hengame'den sonra kızı uyutup web alemine dalan ben ocakta yemeği
unutmuşum. Çok geçmeden fark eden koca'm sayesinde kapadık yemeği. Ben kaldığım yerden devam ettim :)
En önemli
unutmuşluğumuz :) Bizim için evlilik tarihimizden daha önemli olan, ilk tanışma, ilk çıkma, ilk yeni bir hayata adım atma tarihimiz olan
17 Eylül'ü unuttuk. Ah o
cumartesi hep aklımda birşey varrr... ama ne diyordum :) 11 yılı geride bıraktığımızı
unutmuşuz.
Birde bundan 3 yıl önce şu
yazı ile adım atmışım annesinin gülü'ne. Ve 3 sene bitmiş,
unutmuşum.
Bundan sonra unutmamak dileğiyle...