20 Haziran 2017 Salı

TOZ AL(MA)

En son yazımı 2015 Kasım ayında kendi doğum günümde yazmışım. O gece yazımı yazarken iki buçuk sene bir daha yazmayacağım aklıma gelmezdi. Yazamadım elim klavyeye gidip ama gece başımı yastığa koyduğumda şu fotoğrafın altına şunları yazsaydım da paylaşsaydım dediğim çok oldu. Bilgisayarıma kayıt etmesem de kafamda taslaklar da kayıtlı hepsi.
Yağmur ve Damla büyüdüler bu meyanda. Yağmur sokakta ben bunları yazarken, sabah çıkıp akşam giriyor eve. Yatmadan, yatmaya... Birde acıkınca doymaya geliyor ki görülmüş şey değil kendisi acıkıp ta gelsin. Damla yanı başımda solumdaki sandalyede. Arada o da bana gelip ablasını taklit eder sesle "Ben dıçarı çıkıyom camdan bakınca beni göyürsün" diyor. O diyor da benden "hopppp" diye bir ses gelip duraklatıyor onu. Dışarıdalar çoğu zaman parkı, bahçeyi ev gibi benimseyip yere kurulup günlük yazabilecek kadar. Öyle ya günlük beklemez. Benim toz, kir, çer-çöp ve iç seslerim ile didiştiğim bugünlerde kızların bu rahatlığını görünce "Oh! diyorum bana benzemediler". Babalarına çekmiş rahatlıkları.

Bu yazımla blogumun tozunu attım varsayıyorum.