06 Şub 2010

Cumartesi çalışmak.. aklın evde olması

taaaa hafta başından plan yapmamak, pazartesiden cumartesinin
sinemasına karar vermemek lazımmış..
Bak bugün cumartesi işteyim. Neden acil işler hep son güne bırakılır.
Ben bırakmadım hiçte bırakmam ama buradayım...
Sinema planları baba ve kıza kaldı. Bugün baba-kız günü evde.
Sonrası dışardalar. Gezeceklermiş.. Hatta çıkmışlar bile.. Telefonda nispetlerini yaptılar :(
---
Dün akşam saat 22:30 civarları. Kıziş sütünü içerken ağzından dökülenler.
"annem keske hep evde kalsağdık, sen hic ise gitmeseğdin". Keşke gülüm. Bu cümle nasıl yüreğimi deldi geçti. vee bende söylüyorum keşke evimizde kalsaydık.

05 Şub 2010

TEKEL İşçilerine destek

Yürüyüş yanıbaşımızdaydı... Zaten gönlümüz onlarla.. Resim çekmekle kalmadık bir grup iş arkadaşımla ;) Diğerleri yöneten zihniyetin bir parçası olduklarından baktılar sadece, sövdüler.

03 Şub 2010

"İyi Bahar". Sadece bu kadar mı?

Gözlerden uzak açıklık bir alana gitsem son ses avazım çıktığı kadar çığlık atsam, rahatlarmıyım acaba????
İçimde beni boğan bu sıkıntıdan kurtulurmuyum???
---
Artık sadece "iyi Bahar" olmak istemiyorum. Bu "iyi Bahar". Başka zaman başka bir yerde duysam beni çok çok sevindirir. Ama iş burası. Yap-et, geceni gündüzüne kat, çocuğundan vaktini çal, kendinden ödün ver, en çok sen çalış ama kimse görmesin. Görülsünde görmezden gelininsin. Karşılığı sadece "iyi Bahar". Yok bu kadar olmaz bunu kabul etmiyorum. Bu kadar görmezden gelinmeyi kabul etmiyorum.
---
Beni neyin kurtaracağını biliyorum. Bu aralar işimi değiştirmem gerek. Artık zamanı geldi, geçiyor. Aramalarım sonuç versin artık. Bu kadar gereksiz, bu kadar torpilli nereye kafanı çevirsen patronun bir tanıdığının olduğu iş değil başka işler peşinden koşan insanlardan çok sıkıldım. YETERRRR... diyorum.

01 Şub 2010

Gözlerimiz Pluto'yu aradı

Mickey Mouse varsa köpeğide vardır diye düşünüp "vaymı anne" dediğinde "evet" demiş bulundum. Bütün gösteri boyunca köpeği Pluto'yu sordu. Ha şimdi ha şimdi derken, çıkmadı. Hastaymış, gelememiş dedim. Gösteriden çıkıp kendimizi arabaya atana kadar bin takla attım. Herşeyi onu bunu tutturdu almak için...
Genel olarak çok beğendik. Yaşın bunda etkisi varmı bilmiyorum ben sesten pek rahatsız oldum. Baş ağrısıyla çıktım.
Şimdi sürekli bir daha gidecekmiyiz diye soruyor :)))
Evde bana-babasına replikler veriyor. Kendisi Pamuk Prenses, ben kötü kalpli cadı, babası prens oluyor. Ne derse tekrarlıyoruz :))) Numaradanda olsa elmayı yiyip kendini yere atmasına dayanamıyorum. Prense (yani babaya) hemen öp kalksın diyorum. Dün bütün gün elmayı yiyip kendini yere atmasından sanırım... üşüttü. Akşamı ateş ve kusma. Bugün evde. Sabah tek gözü açıp "annem Hatiş'mi gelcek" dedi. Hı hı dedim, pek mutlu uykusuna devam etti. Şimdi iyi şükür.

29 Oca 2010

Mickey'in Masal Dünyası

İtiraf edeyim ben daha çok gitmek istiyordum
Teyzesi çalıştığı şirketten minnacık bir yarışmaya katılıp 2 kişilik bilet kazanmış. Yağmur'un çok sevineceğini düşünmüş. Geçen haftadan beri elimizde biletlerimiz. Cumartesi gününü iple çektik, yarın gidiyoruz. Bizimki pek bir mutlu ben daha mutlu :D

25 Oca 2010

Madem evdeyiz evcilik oynayalım

Bu hafta sonu böyle olacağını biliyorduk. Soğuktan kardan-kıştan burnumuzu bile dışarı çıkaramadık. Yağmur'un üstünede sanki sakinlik tohumları serpilmişti. Bir uyumlu bir sakin. Şaşırdımmm... Belki bir büyüme atağı geçirdi yada madem evdeyiz dışarı çıkamıycaz annemle babama dünyayı dar etmiyim onlarda mutlu olsun demiş olabilir :))
----
Tencereleri karıştırmasına izin verdim. Bir tencerede mis gibi tarhana, bir tencerede evi tarçın kokutacağımız sütlaç. "anne ben yapayımm" dedi. İzin verdim kontrollü elden bırakmayarak karıştırmasına. Sonrası kendi bebeğine tezgah yaptı kendi anne oldu kıza tencere karıştırttı.

22 Oca 2010

Okulda 1.dönem

"Bonbon Okul Yolunda"
adlı tiyatroyu seyrettiler,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutladılar,













10 Kasım'da Atatürk'ü saygıyla andılar,













Öğretmenlerinin gününü kutladılar,
"Edi-Büdü" tiyatrosu izlediler,

Tak takıştır partisi yaptılar,
Yerli Malları Haftasını kutladılar.
Annanesi onlar için pasta yaptı,
Cadı pastası yaptılar,

Yılbaşı partisi yaptılar,

Meyve püresi yaptılar,






Kar yağdı... Bahçede kar oynadılar öğretmenlerinin yaptığı kardan adamı süslediler...
Bu biten ilk dönemimizdi.
Vee hala sabahları okula gitmeme denemesi yapıyor. Canım Kızım :D

21 Oca 2010

Bi vesikalık alabilirmiyiz

Okuldan istenmiş 2 adet vesikalık fotoğraf. Cuma günü formaliteden karne alacaklar. Tatil yok. Üzgünüm kızım. Pazar günü kız hazırlandı babaya bin tembihle fotoğrafçıya gönderildi.
Şapkasını çıkarınca şöyle bir düzelt saçlarını.. Yok ben dememişim gibi kız darmadağınık çıkmış. Tabi o fotoğrafı koymadım. Kızım için,.. belki kayıtlara geçsin istemez :D
Bu fotoğraflarımız evde. Kız giydirilip baba tembihlendikten sonra bir ilke giderken tedirgin olup saklandığı köşe.

18 Oca 2010

Bize kek yaptı

Geri dönmedim dönemiyorum... işler yoğun biticek gibide değil... Arada göz atıyorum bloglara akşam evde kızdan fırsat bulabilirsem hee birde eve erken gidebildiysem.
Ne yaptık biz bu arada..
---
Cuma akşamı annanesinden yürüttüğü Dr.Oetker renkli süsleme şekerleriyle uyudu. Pasta yapacakmış.. Süsleyecekmiş... Geç bir saat olmaz dedik. Sayıklayarak uyudu... Cumartesi aklına bile gelmedi. Pazar akşamüstü hazırlığımı yaptım mutfakta 1-2 mikserin düğmesine bastım.. yanımda bitti.
-keykmi yapcaz anne :)
Hı hı bak herşeyi hazırladım başla bakalım. Sırasını öğrendi kaplara paylaştırdı , pişmesini bekledi. Sonrası daha mutluluk verici, süsleme. Daha çok şekerleri yalama.. 1-2 ısırkta kek yeme... Daha çok yese annesi mutlu olur, ama nerdee :)))

11 Oca 2010

Kısa bir ara

Başlıktan anlaşılacağı üzere kısa bir ara... :(
İşler yoğun mesaisiyle devam ediyor hafta sonları evde ...
Bu hafta sonuna kadar dosyamızı teslim edelim yine ara vermeden devam ...
Merak edenlere duyurulur :)
Hepinizi öpüyorum.

06 Oca 2010

Orta kulak iltihabımız var

Yastığı-battaniyesi ve o 3'lü olarak dolaşmaya başlayınca...
Pazar günü akşamı bebek gibi olup kucakta bebekliğindeki gibi uyuyunca...
Pazartesi okulda enerji tavan yapınca... Hastalık öncesi rutinimiz son enerjileri harcamak.
Anlamalıydık. Hastalık sinyallerini vermişti.
Her zamanki gibi boğazları tonsilit oldu sandık. Ama yanıldık. Orta kulak iltihabı. Dün bugün evde. Anneannesi başucunda. Okula ara... Bir dolu ilaç. Nazlanması tavan... Akşama eziyeti ara ara topladığı neşesi bana. Uykusuz geceler.... Aklım onda işteyim. Kociş Antalya yolcusu, eğitime gidiyor. Pazar'a kadar yok :( Aklımın diğer yarısıda kociş'te. Bana birşey kalmadı.

04 Oca 2010

Mutluyum ben

Öğle yemeği sonrası bir kart karşıladı beni kapıda. Bahar hanım bu size. Ağzım kulaklarımda. Nereden, kızından mı diye sorular???? Nasıl anlatayım ben size... Blog dünyası diye birşey var. Yüzümüzü görmesekte bir bilseniz biz neler paylaşıyoruz bu dünyada... Bir dolu....
Handecim göndermiş. Kalbinin güzelliğiyle birlikte. Ne desem az kalacak biliyorum. Beni nasıl mutlu ettin. Sende hep mutlu ol arkadaşım. Kocaman kocaman öpüyorum seni ve kızını...