30 Ağustos 2010 Pazartesi

Hep yanımda kal

Bugün senin doğum günün. Gizli doğum günün. Kimliğinde yazandan farklı bir tarih. Unutulmayacak bir tarih...

İyi ki doğmuşsun.
İyi ki karşılaşmışız.
İyi ki seninle evlenmişim.
İyi ki bir çocuk sahibi olmuşuz.
İyi ki bir kız çocuğumuz olmuş :) Diyorsun ya 1'din 2 oldunuz diye. Zor iki bayanla aynı evde yaşamak...
O da aşık sana biliyorsun benim gibi. Gözünün içine bakıyor aynı benim gibi. Sen gülünce farklı oluyor benim gibi. Acayip bir bağ var aranızda. Hele aranıza beni almayışlarınızda ahhhh nasıl kıskanıyorum sizi. Evimizin direği bir ömür birlikte olalım...(emi) Sağlıkla, mutlulukla



























Vee kızımızın en sevdiği bıkmadan usanmadan arka arkaya bin kere dinlediği, dinletebildiği...
En karanlık günde bile
Sakın korkma güneş doğsun içine

27 Ağustos 2010 Cuma

Mutluluk Yağmur'u

Kararım hayatımıza yansımaya başladı. Hepimizde bir sakinlik. Gelecek günlerin planları kafamda.
O televizyon koltuğuna kuruldu. Köfte yağmur'unu seyretti laptop'tan.
Ben karşısındaki koltuğa uzandım. Kavak Yeller'i seyrettim akşam kahvemle.
yagmurfilm
Elinde bir tabak üzüm kurusu yanında bir bardak sütü ile mutluydu.
Ne o bana dokundu gel yanıma diye. Ne de ben keyfini bozdum.
kofte yagmuru
Film bitti. Yanıma koştu. Yatalım dedi. Yattık burnunu burnuma sürttü kulağıma "iyi gecelev annem" dedi.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Oh... şimdi rahatım

benbahar
Foto için teşekkürler Zeynep :)

Nerden başlasam... nasıl anlatsam :)
Bu hafta yazamadım içimden gelmedi ama takip ettim...
* * *
Yağmur'da gözle görünür bir dinginlik var... Şaşırtıyor beni. Zıp zıp zıplıyor akşam banyosu sonrası yatak üstünde... Ben düşmesinden korkar haldeyken hafif sırıtık vaziyette ağzından "annem sen gül diye yaptım" diyor... Ben güleyim diye uğraşıyor. Ben ise karmakarışık yüz ifadesiyle aklım hep iş'te. Mutlu değilim ya. Yarın ne olacak bilmiyorum ya. Niye bu kadar üstüme gelmeleri... Ufacık bir çocuk bile annesinin bu halini anlıyor. Kıyamadım kızıma.

Niye? dedim kendi kendime... Benden götürüyor bu iş... Ailemi, daha alışamadığım evimi, gezmeyi, küçük aşkımı, büyük aşkımı yapmayı hep ertelediğim herşeyi çokça özledim.... Bayram sonrası kısa bir ara iş hayatına. Taaa ki istenilen iş bulunana kadar...
 * * *
Şimdi mi? Rahatladım

19 Ağustos 2010 Perşembe

Bal tutan parmağını yalar :)

Çarşamba iş dönüşü anne düşünür... Perşembe okulda süpriz günü ve ne yapılmalıdır...
irmik susleme
Mini mini çocukların severek yiyebileceği bir tatlı İrmik Tatlısı. Yapımı çok ama çok kolay.
Hemen şipşak hazır.
irmik susleme eller
Soğuduktan sonra zevkli kısmı süslemesi. Süsleme Yağmur'a ait.
bal tutan el
Sonrası mı? Tabiki bal tutan parmağını yalar :)

17 Ağustos 2010 Salı

1360 günlük bir bebek

Her akşam eve giderken ki soruların başını çekiyor... "annem ney zaman beğim doyumğünüm"
huysuz kız
Bir parti istiyor. Ve bunu okulda istiyor...
Nerden baksan 90 gün var. 90 günü ne ben ne baban anlatabilir sana. Kısaca 3 ay diyoruz. Bir de parmakla 3 gösterince kısa gibi geliyor sanırsam sana... Yuppi demesinden belli :)
suzgec
4 yaşını dolduracaksın 90 gün sonra. Ben annelikte dördüncü yılımı. Ama bu hafta ben kendimi, anneliğimi sıfırladım. Tüm sana dair bildiklerimi sıfırlandı. Sanki dün anne olmuşum da ne yapacağımı bilemez halindeyim.
plajda oyun
Huysuzluğun bu kadar tavan yapmamıştı. İlk defa bebekliğinde bile bu kadar ağlamadın dedim.
Ne kendimi ne seni tanıyabildim. Ben sabır dedikçe sen sabrımın sınırlarını zorladın.
kumla oyun
Bizimleyken konuşurken inci gibi dizi dizi cümleleri kelimeleri ardı ardına sıralıyorsun. Bizim çekirdek ailemize +1'ler olunca ben seni tanıyamıyorum. Şımarklığın bana mı?... yoksa +1'e mi? Bazen verdiğin cevaplara ağzım açık bakıp kalıyorum bazen de çaktırmadan sümük hapı yapmana hayretle bakıyorum. Çocuk işte...
IMG_2285
Sürekli bağırma edasında konuşmalar her duruma aşırı tepki verme, yemek yememe ama aşırı süt içme, bebek gibi ağlamalar, kucak istemeler, sürekli ben küstüm demeler. Ve küsünce Calliou gibi elleri göbek üstünde kavuşturmalar.
serhan
Hiçbir şeyi paylaşmama halin. Çöp dahi...
baran
"Metli kız düğününde ......... " der annem.
ayaklar
Tamda geçen hafta sık sık söylediğim büyüdü Yağmur artık her söze her yola geliyor. Halden anlıyor derken... Söylediğim herşeyi yaladım yuttum... En çok annenin mi nazarı değer miş? Galiba...o zaman yok daha büyümemiş benim kızım. Epey bir yol var büyümesine, büyümemize.

13 Ağustos 2010 Cuma

O bir biyolog

Koçiş bir biyolog... Dolayısı ile evde bir mikroskop olması gayet normal...
Herşeyi incelemeleri de mümkün. Ot, çiçek, yaprak, her türlü böcek en başta arı, sivrisinek ve soğan zarı...
ilkbakis

Ama neden bunları hepsi mutfakta tam da benim yemek masamın üzerinde oluyor.
Biz dip dibe olunca mutlu oluyoruz galiba.
mikroskop ucu

Biri kafasını kaldırıyor biri indiriyor... Arada ben bir göz atıyorum.
Hatta bizi izlemeye bayılan oyuncaklarda bakıyor delikten tek gözlerini kısıp Yağmur yardımıyla.
yagmurvemikroskop
Neler incelemediler ki. Iyyy, böğğkkk, iğrençmiş dedi herbiri için bizim ufaklık. Ama bakmaktan da alamadı kendini.
yaprakdetay
Benim içimi kaldırmadan bakabildiğim tek şey yaprak. Gerisi benim içinde Yağmur'la aynıydı.

Artık evimizde evin küçüğünden köçe bucak kaçırılmayacak bir mikroskop var. Babasının kıymetlisi onun içinde aynı... Ve kıziş için herşeyi inceleme dönemi başladı.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Pisicik

Pazar sabahı... saat 9 gibi. Kapıda bir miyavlama sesi.
Minicik ufacık bir kedi. Annem okuyorsa şimdi içinden hep sizi bulur zaten böylesi yada yine mi? kedi diyebilir. Hatta daha fazlası geçebilir aklından. Son zamanlarda en sık dediği Yağmur'da bir kedi istedikçe "aman kendi evinizde" der, durur. Çok çekti bizden çok hayvan baktık, ne bulursak getirdik eve... Martı'ya kadar...
tekir
Ama annem... Hatiş'im korkma sakın. Bu pisiciğin adı Tekir bizim üst kat komşumuzun küçük oğlu Abdül Samet'e aldığı kedi. Herkes uyurken kendini atmış dışarı. Sanırım kendisini seveceğimizi düşünüp bize geldi. Çokta iyi etti. Sabahımızı neşelendirdi. Yağmur çok mutlu oldu...

Birde üst katın yanındaki dairede civciv'ler var... Sude Naz'ın civcivleri.
Onlarda gelir mi? birgün...
Yada karşımızdaki üzüm bağından bir gün çıkıp gelir mi tavuşkuşu yanına katıp keçi'yi....

5 Ağustos 2010 Perşembe

Bizim evde mutfak halleri

Yağmur'un yeni okulunda Perşembe günleri süpriz günü(imiş). İlk haftası Yağmur'un, bizimde..
Mesela salı günü meyve günü ama biz göndermeyi unuttuk. Halbuki haftalık listeyi buzdolabının tam baktığım köşesine koymuştum.
milfoyilk
Sabahtan aklımda ilk cupcake oluştu. Sonra yerini peynirli poğçaya bıraktı.
Akşama doğru ağırlaşan bünyeyle milföy ile ufak atıştırmalıklara döndü.
milfoycorekotlu
Zaten Yağmur'unda hiç yardım edesi yoktu. Oyuncaklarıyla film seyredermiş gibi izledi beni.
Şu an evin kullanılan tek alanı galiba mutfak... Belki eskiden de mutfak'tı. Ama şimdi küçük olunca anlıyorum. Meğer benim işim olunca kociş'inde, kızışinde ve oyuncaklarında işi oluyormuş mutfakta.
kiyaryerken
Ah'lar vah'lar, ayağıma bastınlar, az çekilir misin?ler, onu ver şunu uzat... Birde bizi izlemekten bıkmayan yemek masasının üstüne oturup bizi izleyen bir dolu oyuncak bebek...
milfoy son
Ayak altında dolanan oyuncak bir kasa. Marketlerde olanın aynı, küçültülmüş hali. Kasanın çekmecesinden kasanın anahtarını bulmuş bir kız çocuğu. Getirmiş kasayı ayaklar altına sermiş. Eee onun bu sevincine ortak olmazsak yuh bize dimi. Veee bunca engele rağmen pişmiş milföyler ve son hali.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

"Çatalcı"ya gittik... "Domtes" yedik

hamak
Dün İstanbul'un o sıcağına kim dayanabilirdi? Dayanamadık Çatalca'ya gittik.
Yağmur'un demesiyle Çatalcı'ya gittik. Çocuk olmak var. Heryer o'nun.
Hamak keyfi yapmak istiyorum bende...
domtes_1
İlk koşa koşa bahçeyi keşfe çıktı. İlk domatesi orada yedi, sonrası geldi.
Erik'ler tadıldı. İki adet dağ çileği eklendi sonra bunlara.
tarla
Dönerken yol üstü durduk. Daldık bir tarlaya. Bulduğumuzu attık torbaya.
domtes guzeli
Ne kadar yediğini saymadım...
domtes guzeli_2
Elini attığı dalda domates kırmızı olmuşsa koparttı.
Sonra tişörtüne şöyle bir sürdü... Sözde temizledi. Attı ağzına...domtes guzeli_3
O bu kırmızıyı çokkk seviyor. Aynı babası gibi...