Bencil amca, bahçeli müstakil evinde yaşamaktadır. Bahçesine ne çocuk ne de hayvan giremez. Girerlerse ortalığı alt üst edip, gürültü yapmaktadırlar. Bu yüzden bencil amca çocuklardan, serçelerden, leyleklerden, köpeklerden nefret etmektedir şiddetle.
Günün birinde bahçesine giren çocuklardan biri ağaçtan elma ister. Bencil amca çarçabuk bir elma koparıp ağaçtan çocuğa uzatır. Uzatır ki bir an önce bahçesini terk etsin. Beklediği gibi olmaz çocuk kalbi işte... Bir öpücük kondurur bencil amcanın yanağına... ve bencil amca yumuşacık çok tatlı, tonton bir dede oluverir. Bahçesini çocuklara ve hayvanlara açar. Mutlu, mesut yaşarlar.
Yağmur'un yıl boyu gittiği tiyatro gösterisinin konusu bu. Rolü minik serçe. Bencil amcayı onları bahçeye sokmadığı için zalimlikle suçlayan bir serçe. Görülmemiş bir şey olsa da tiyatroda her şey vücut bulup, konuşabilir. 
Serçeye bak serçeye nasıl da eli belinde bencil amcaya cevap veriyor "zalimsin, zalim" diye. Bakınız yukarıda ki fotoğraf :)Damla ablası sahneye çıktığında "abplaaa, abplaa" dedi oturduğu yerde. Bir heyecan, bir alkış... koptu gitti Damla. Bu aralar çokça çatışsalar da kendi aralarında yinede birbirlerini seven en birinci kişiler Yağmur ve Damla. Her kardeşin olduğu gibi.
Yağmur'un oyunun sonunda elimi tutup dediği gibi; "gün gelecek kızgın bütün kalpler yumuşayacak anne. Sen merak etme". O günün özeti bu cümledir.
