Gidilecek düğün daha evden çıkmadan düşünülünce düğün, düğün salonu, müzik...
Daha gitmden baş ağrısı yapabiliyormuş. Ama görmeden karar vermemek lazım(mış). Bazen kıyıda köşede kalmış bir düğün salonundan değme sanatçılara taş çıkaracak bir orkestra çıkabiliyormuş. Müzik için doğmuş insanlar bazen kıyıda köşede bir düğün salonundan daha ötesine açılamıyabiliyormuş. Bu onların talihsizliği bizim talihimiz olabiliyormuş...

En yakın dostumun kardeşi evlenirken ben onun için sonra yakın zamanda evlenen bir kız kardeş ve evlenmek için gün sayan bir erkek kardeş için "daha dün minnacıktınız ne zaman büyüdünüz de evleniyorsunuz" diye düşünebiliyormuşum. Hoş ben bunu düşünürken karşımda oturan annemde benim için aynı şeyleri düşünebilir.. Üstelik yanımda birde 4 yaşında bir kız çocuğu varken.

Kendi küçüklüğümü hatırlıyorum da düğün akşamları biz çocuklar için bulunmaz nimet olurdu. İstediğini yap, yeterki göz önünden ayrılma idi. Birde gece sonunda teyze yada amca evinde kalmak için babadan-anneden izin almaydı. Nasılsa hepsi güzel olurdu(ya). İzin koparmak çok kolay olurdu. Ama bizimkiler daha 3,5 ve 4 yaşında. Daha çok erken değilmi?

Ertesi sabah uyanınca havayı güzel görüp insanın aklına hemen orman'a gitmekmi gelir? Üstelik misafirlikte ve üstünde başında düğün kıyafetleri olduğunu unutup. Biz ana-kız aynı "düğüne gider gibi" tabiri var ya öyle gittik. Canım dostumda beni yanlız bırakmamak için giyindi düğüne gider gibi. Dedim ya tedbirli çıkmadık evden... Havayı güneşli görünce şık şıkıdım gittik orman'a...


























