30 Aralık 2011 Cuma

Güle güle iki bin on bir

2012
Yıl biterken...Yorgun savaşcı halinde bitiriyoruz yeni yılı. Dün akşam kurabiyelerin kalıplaşması, pişmesi, süslenmesi derken yine yatağın yolunu zor bulduk. Ben bitkin o ise pek mutlu. Ben 3 tepsi fırına sürdüm o o arada bir dünya resim çizdi bana. En çok kraliçe olduğum resimler. Tabi kral her daim yanımda, unutulmuyor yani. Eller öyle ustalaşmış ki hamur açıyor, kalıbı koyuyor, sonra tepesine bir delik açıyor "annem senden öğyendim" diyor benim şaşkınlık nidalarımın arasında. "Kuzguna yavrusu kartal görünür" işte. ♥

Ne demiştim?... Yıl biterken; yatcaz-kalkcaz, yatcaz-kalkcaz bir yaş daha alıp uyanacağız ama hepten sıradanlığa da vurmamak gerek. Yılı yiyip, bitirip, eskitip yolluyoruz. Yıl bitiyor ömür geçiyor. Bize zor gelse de bir çocuk büyüyor hevesleri oluyor yoksa bunca curcuna neden? Sebep kocaman bir minik boy. Bize kendimizi, hayatımızı sevdiriyor. Yaştan mı? yoksa çocuktan sonra mı? kendimizi daha tanır oluyoruz orası karmaşık biraz.

Bu karman çormanlık arasında yeni yıla dair istediğim; eşim, kızım, ailem, sevdiklerim, dostlarım, arkadaşlarım hep yanımda olsunlar. Sağlık hep olsun. Mutlu olalım huzur hiç eksilmesin. Kötü niyet-fesatlık uzak dursun. Kenetlenelim. Sinir, stres uzak dursun. İş koşuşturması hep olsun. Bereket olsun kazançlarımızda. Uzun uzadıya akraba-arkadaş toplantıları, çocuk koşuşturmaları olsun o toplantılarda. Arada bir kaçamak olsun kocayla. İyi gelir. Bize "hadi kız bizde kalsın siz gidin keyfinize bakın" diyen annelerimiz olsun ☺ Annelerimiz hiç eksik olmasın. Birde teyzelerimiz, kardeşler, yeğenler, kuzenler, enişteler, amcalar... Kalabalık bir ailemiz olsun hepsi sağlıcaklı olsun. En güzelinden, en iyi eğitim vereninden bir ilköğretim okulumuz olsun "mini mini birler" olurken. Gözümüz arkada kalmasın yeni nesil yetişirken. Ülkem... ona dair umutlarımı bitirmek istemiyorum ama "istikrar sürsün" diye daha bir kötü olmayalım. Dünya kendine iyi baksın. Doğa'yı koruyalım, nasıl koruyacağımızı öğretelim. Fazladan yanan bir ışığı söndürmek görünürde basit olasa da doğa'ya olan katkısını öğretelim. Büyüklerimize saygılı küçüklerimize sevgi'li olalım. Birde daha çok gülelim, olumlu düşünelim, gerisi gelir.


Güle güle iki bin on bir ☺

29 Aralık 2011 Perşembe

O bir çocuk biz iki koca çocuk

biskuvi adam
İş'ten eve dönünce ruh halime en uygun koltuğu seçip yerleşiyorum. Bu bazen ikili koltuk bazen tekli koltuk oluyor. Durum aslında benim ruh halimden çok Yağmur durumuna bağlı. Eğer ben kesip-dikerken o da gelip benim koltuk altımda yatacaksa ikili koltuk bize ev sahipliği yapıyor. Yağmur bağrımda uyuya dursun ben neler diktim neler...

Eğer yer seçebildiysek sonra keçe kutumu önüme alıyorum. Makasın, iğne- ipliğin bir kutusu yok. Nitekim bir önceki akşamdan bir mindere iliştirilmiş beni bekliyor oluyorlar çoğu zaman. İğnelerin hala oramıza buramıza batmaması sevindirici tabi. Hani çocuk olsam iğnelerin ruhu var içten içe bize bakıp "kadıncağız sevindirik oluyor diktikçe" bari zavallıcıklara batmayalım diye iç geçirdiklerini düşüneceğim.

Ben bir koltuğu ilişmiş dikerken Yağmur yamacımda kıvrılmış ya da bir oyun tutturmuşken koca kişisi ne yapıyor? İlgi alanları içinde tabi. Mesela dün akşam; fabrikasyon olarak mum, tuvalet kağıdı, karavan, marşmelov nasıl yapılır diye izledi, izletti. Hani bir fabrikaya gitsek her makineyi kullanabilecek kıvama geldik. Ya da makineyi geçtik nasıl paketleme yapılır onu da biliyoruz. Neyse gereksiz bilgi yoktur dimi.

Durum bundan ibaret. İlk defa eski yılı uğurlayıp yeni yıl karşılamıyoruz nedir bu hal diyenlere... Yağmur sebep ♥ O öyle mutlu ki eve giren her kırmızı-beyaz'dan, kostümlerden, şarkılardan. Dolayısı ile bizde ☺
O bir çocuk biz iki koca çocuk.

22 Aralık 2011 Perşembe

Her şeyden azıcık

gul ev_kokina&keceler
gul ev_kece köse&evler
gul ev_kalpkece
gul ev_beyaz cam agac&kokina
Bunlar akşamdan akşama evdeki herkes uyuduğunda azcık kafa dağıtmaya, azcık evi süslemeye, azcık ta olsa yakalamaya çalıştığım yeni yıl ruhuna heveslenip yaptıklarım. Azcık Yağmur'da dokudu ucundan köşesinden. Eline iğne, iplik alıp yanıma kurulup azcık beni örnek alıp bir şeyler yapmışlığı da var uykusu gelmeden önce.

Kırmızı-beyaz bir evimiz oldu. Sanki biri evcilik oynarken az önce oynamayı bırakmış hali var evin. Ne düzenli ne düzensiz. Bir sürü incik-boncuk. Azcık ta olsa evde daha çok vakit geçirmeyi özleten bir görünüm. Ben sevdim, Yağmur bayıldı, kociş akşamları ben dikerken burun kıvırdıklarını yerlerine yerleşmiş görünce "vay güzel olmuş" dedi. Bunu duyunca bende kocaman bir gülümseme oldu, daha ne olsun? ;)

21 Aralık 2011 Çarşamba

"Rüya gibi oldu" keki

Kakao'lu kek 5 dakika da hazırlanıp fırına atılır.
O pişerken 5 dakika da bir bir minik boy gelir "pişti mi?" diye sorar. Sen cevaplamaktan sıkılırsın ama o sormaktan hiç sıkılmaz. Sonunda pişer. Soğuması için tezgaha bırakırsın bu sefer ne zaman süsleyeceğiz diye sormaya başlar. Pek tabi sormaktan sıkılmaz.
kremalı kek_1
kremalı kek_2
Kek soğurken; hazır krema bir bardak soğuk sütle karıştırılır. Kıvam alınca kapatma düğmesine basılır mikserin. Tam o sırada gözün bir minik ele takılır. Çoktan çay bardağıyla kekten kalıplar çıkarmaya başlamıştır. Hatta bitirmiştir. Şaşkınlıkla mikserin kapatma düğmesine iki kere basarsın. Kapat-aç olur ve mikser krema kabının içinde olmadığından her yer krema olur. Çabuk temizlenen bir karışım olduğundan sevinirsin. Sen temizleye dur mutfağı... çoktan krema sıkılıp süslenmiştir kek. Bari bir tane yapabilseydim dersin.

Minik boyun bitirdiklerine bakıp "vay rüya gibi oldu" dersin. O ise "bütün aykadaslayıma yetecek mi?" der.

Bir akşam daha böyle biter gider.

20 Aralık 2011 Salı

SONBAHAR

Aylardan Aralık mevsimlerden kış olsada.

Dışarıdaki ılıman havayla hala sonbahar gibi hissediyorum.
Birde bu şarkı geldi üstüne.

Sevdim bu sonbahar'ı.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Merhaba, ben yufka yürek anne ;)

Dün gece onun yatağında masal okuma faslından sonra arkasını bana yüzünü pencereye döndü içli içli ağlamaya başladı. Birdenbire öncesinde hiç ağlama sinyali vermeden. Şaştım şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemeden öylece sarıldım. Kendi kendine çözüldü başladı anlatmaya...

"Okulda seni çok özlüyoyum" "Seni düşünüyoyum sonra bazen yüzün aklıma gelmiyoy çok ağlıyoyum" dedi.
Anlatırken iyice içlenip daha çok ağladı. O ağladıkça ben ağladım. Nedense teselli etmek gelmedi içimden. Uzun uzun benim işe gitmem onun okula gitmesi ile alakalı. Okulu ne denli sevdiğini bildiğimden üstünde durmadan kulağına yarın benimle ofise gelmek ister misin? dedim. Kocaman sarıldı. Hafta sonu dolu dolu, dip dibe 2 gün geçirmek bize yetmedi. Hem ne olurdu hafta sonu tatilleri 3 gün olsa. Çok şey mi? istiyorum :)

Ve son dip not üstteki resimde beni çizmiş. O saçları at kuyruklu, topuklu ayakkabılı, mini elbiseli hatun benim. Evet evet benim. Tanıyanlar gülmesin lütfen ;)

16 Aralık 2011 Cuma

Ah.

Duygularımın gel-git olduğu dönemindeyim.
Bir bakarsın her çağrıya cevap veren herşeye koşanım.
Bir bakarsın elim ayağım çekilmiş en yakınımdakine cevap vermeye üşenen olmuşum. Tepkilerim kafa sallayıp "hı hııı" demekten ileri gitmemiş.
Bu dönemde evin koltuğuna köşe minderi olasım geliyor.
Koltuğun o en güzel köşesine konan cicili-bicili, bozulmasın diye yaslanılmayan minderden.
Ne kıpırdayasım ne oynayasım geliyor içimden.
Ama sen bir yaslan bak sımsıkı sarmayalayabilirim. Bir dene ;)

Tık.
Ah eğleniyor kendi başına, ah neşesi yeter
Ah umurunda mı? sandın bu dünyaaa...

Bildin dimi kimden bahsettiğimi.

13 Aralık 2011 Salı

Doğal yoldan gel şifa

Öksürük. Kış hastalığımız. Şu an nasıl ve nereden geldiğini bilmiyorum. Bildiğim geldiği gibi gitmesini bilmiyor öksürük.

Köyden gelen ıhlamura, kabuk tarçın, limon, bir kaç tane hibiskus attım. "Ihhamur mu yaptın" dedi, ılınınca içti. Kara turp oydum içine bal koydum süzülünce onuda içti. "Öğkkk" dedi ama içti. Sıkılıyor öksürük denen illetten ve kurtulmak için çabalıyor.
çilingoz
Gece sol kolumda kıpırdamadan uyudu. Nasıl olduysa da hiç öksürmedi. Eğer ben kalkarsam öksürür korkumdan şeklini bozamadım yattım onunla. Sonra elimi göğsüne dayadım tüm öksürükler bana geçsin istedim.

Akşamı yatınca çok sarıldı. Öksürdükçe sıkıldı sıkıldı "iki güne iyi oluyum" dedi koca insan gibi.
Sonra uyudu.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Ofiste;
önce bir yoğunluktan,
sonra internetsizlikten,
sonrası taşınmaktan,
şimdi yerleşmekten. Yazamadım.
Ama artık buradayım ve sağ yanım alabildiğine yeşillik.

6 Aralık 2011 Salı

Çirkin ördek yavrusu

mamur
Evet biraz şaşkın hatta birazcıcık çirkin de olabilir ama.
Aşk işte :)
Aklımda sen dilimde sen.
Diğerleri bir kulağımdan giriyor ötekinden çıkıyor.
Çokta iyi oluyor.
Tavsiye ederim.
Bir çocuk yapın sonra karşıma gelin.
Sonra önceki dertlendiklerinizi bir düşünün...
İnan(ın) komik gelecek.
İşte hayat o zaman başlıyor olacak.

2 Aralık 2011 Cuma

Çifter çifter

Dün gibi hatırlıyorum kuzenim hamileyim haberini. Sonrası ikizmiş haberini.
Sonrası son sürat hazırlanmaları...
ip
Tüm ailenin elinin değdiği mendiller sahiplerini buldular. Artık onlarında bir kokusu var. Bebek kokusu. Hemde çifterinden. Bakmaya doyamadığın kadar tatlı bir çift.
tığ
Her ne kadar adı kusmuk mendili olsa da gönül diyor ki "amaaan çok kusmayın".
mendil
Sonrası bu ikizlerin "iyi ki doğdunuz" kurabiyelerini de yaptık. Çok önceden. Ne olur ne olmazlık belki erkenden gelirler diye. Neyse ki vakitlerini beklediler.
Bir harala gürele yaptık. Güzel başladık sonrası bulandık.
Her halleri ile güzel oldular. Ağız tatlandırıp hastaneyi hayran bıraktırdılar.
Doğmalarının üstünden bir hafta geçmedi ki... Bir başka ikiz doğumu haberi aldık. Köyden eş'ten dolayı dayımızdan.
Şimdi hayırlısı diyoruz.
Dört bir yanımızı sarmış ikizler :)

1 Aralık 2011 Perşembe

Günlerden bir gün... Bölüm-2


Dün gibi geliyor ama üzerinden 2 hafta geçmiş gezimizin. O günün güzelliğinden olsa gerek hala aklımda canlı.
Bugün Aralık başlamış bittiğinde yıl bitecek. Günler birbirini çok hızlıca kovalıyor.
Bu kovalamada fırsat bulursak bir daha yapalım diyorum.
Çok şey mi? istiyorum :)

Bölüm-1 burada.