12 Temmuz 2014 Cumartesi

Bir Yağmur Damla'sı furyasıdır gidiyor ;)

Damla doğmadan evvel Yağmur'a kardeşinin adı konusunda danıştık. Pek tabi kendi ismine uygun olarak "Damla" dedi. Yağmur yağdıktan sonra olsa olsa yağmur damla'sı olurmuş. Bir yolculuğumuzda taksi şöförünün kızların ismini sorduktan sonra "abla üçüncü olursa ona da çamur koyarsınız" herhalde esprisine ne gülmüştük Yağmur'la :) Alay konusu mu olduk ne ;)
Hoş isimlerin uyumu öyle hoşuma gidiyor ki evin bin bir yerinde isimlerine uyumlu obje ve işler var. Hal böyle olunca Yağmur geri kalır mı? Kalmaz.

Yaptığı her resme bir yağmur damla'sı iliştiriyor. Hoş mu? Hoş bence.

Bu sabah köye doğru yola çıkıyoruz. Bayağı da uzun kalacağız. Dönüşte yağmur damla'sı ile ilgili yeni bir proje var. Ve ben dönüşü iple çekiyorum.

4 Temmuz 2014 Cuma

LEGO (Yağmur'un isteği ile yazılmıştır) Hayal bu ya ♥

Bu LEGO setini Damla hediye etmişti Yağmur'a. Nasıl mı?
Doğduğu gün ablasına hediye getirmişti sözde. Üstünden 19 ay geçti dile kolay. Hastane odasında Damla'nın doğum sevincinden çok LEGO oynar olmuştuk, en çokta babası tabi. Yağmur'da yaşının verdiği olgunlukla hediyeyi bizim aldığımızı anladığını hiç belli etmedi. Şimdi gülüyor o ayrı. Arada "Damla bu senin hediyen" diyor da, Damla anlamıyor.
Şimdi büyüdü de ablasına oyun arkadaşı oldu. Damla yapmaktan çok bozsa da, bir tak bir çıkar Yağmur'a göre ev-restoran oluyor.
 Restoran'da çalışanlar da Yağmur, Damla ve ben.
Ne diyeyim ki... Güzel, yaratıcı bir yaz tatili oyunu. Damla doğmadan onun adına iyi bir seçim yapmışız LEGO alarak.

Olur ya gün gelir Yağmur gerçek ev-restoranına kavuşur da annesi de buradan reklamını yapar ;)

15 Haziran 2014 Pazar

Veee 2. sınıf biter

Yaz boyu Eylül ayı gelinceye ve okul kapısı açılıp bizimkinin 3.sınıfın kapısından girdiğini görünceye kadar bu kadar büyümüş olabileceğine inanmam herhalde.
Altı yaşını doldurup abla olduktan sonra çok çabuk büyür oldu. Bu bana böyle gelen bir şey tabi ki ;) İstiyorum ki büyümesin kalsın. Damla o kadar çok vakit alıyor ki Yağmur'un büyümesini kaçırıyorum bazen. Bu zamanlar da da ondan beklediğim olgunluk, kendimden beklediğim sabır.

Damla ise takipte ablasını hep. O ne yaparsa aynını yapıyor. Huyu, suyu, hareketleri ablasından kopyala, yapıştır gibi. Ablasının sınıfına girince kalem, kağıt bulup bir sıraya oturup yazıyormuş gibi yapıyor. Ablası gülünce gülüyor, ablası dışarıda elimi tutmazsa o da tutmuyor, kitap okuyorsa o da okuyor. Altı yıl arayla doğmuş ikiz kız kardeşler sanki.

Dileğim şu ki bu yaz tatili huzur ve sağlıkla geçsin ve ben iki kızıma da yeteyim.

Fotoğraflar İphone ile çekilmiştir.