29 Mart 2013 Cuma

Kaşıkçı Damla

Vakti zamanında ablasına aldığımız bu kaşıkla özel bir bağı var Damla'nın. Ağzına giren diğer bebe kaşıklarını böyle sevip, benimsemedi. Kaşık boşta olsa ağzında uzun süre tutuyor. Şimdilik tek içtiği rezene çayı, iştahla yemek yer gibi durduğuna aldanmayın. Zamanı gelince o da olur inşallah...

Damakları kaşınıyor pek tabi. Diş çıkarma serüvenimizin başlayacağı şu günlerde dileğim "lütfen çok sancılı olmasın". Yağmur ilk dişini 8 aylıkken çıkardı. Kıyas değil de yaptığım kendime bir ufak hatırlatma ;)
Demeden geçemiyorum, Arı mama kutusundaki bebeği hatırlıyor musunuz? Bana o kutuyu hatırlatıyor bu fotoğraf :D

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.

26 Mart 2013 Salı

Diş'e dokunmak

Birinin dişi düşer seviniriz, birinin dişi çıkacak diye dua ederiz "aman çok sancılı olmasın" diye. Ne gariptir bu annelik. Bir cana kaç kalp sığdırabilir?
26 Şubat'ta ilk süt dişi düştü. Öyle geç düştü ki dişi ardından yenisi gelmişti bile. 22 Mart'ta da ikinci süt dişi düştü. Diliyle dokunsa eline düşecekti ama benim çekmemi istedi. Tüm vücudum zangır zangır titredi çekerken. Olur da diş gelmezse elime korkmasından korktum.
İki numaranın ise diş ve diş etlerinin gelişiminden dolayı salya savuruyor dört bir yana. Islak olmadığı tek bir an yok. Öyle birde nefis kokuyor ki o ıslak ağzıyla. Hani kedi, köpek burnu hep ıslak(mış) gibi olur ya. Burnuna, ağzına, çenesine dokunduğumda hep o ıslaklık.
Ben, evimin tadını çıkarıyorum. Bahar'dan sebep dört bir yana yeşillik ektik, seyrine daldık.

Diş'e dokundum, kaçıyorum.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.

15 Mart 2013 Cuma

İzimizi belli etmeden yürümek

Baharı karşıladığımızdan beri sabahları minik minik yürüyüşlerdeyiz ana-kız.

Sevgili teyze ve ablalar var bize katılan yolda bazen markette. Kimi üstü kalın diyor, kimi ince...

Kimi kız mı? erkek mi? diyor. Kız dediğimde "aaaa aynı erkek suratlı" diyorlar. "Arkası erkek olacak" diye de ekliyorlar. Tövbe, tövbe... :)

Kimi niye mavi giydirdin diyor? Kız olduğu anlaşılmıyormuş. Ona neyse ;)

Kimi akan gözünün iyileşmesi için türlü yöntemler söylüyorlar. Bazısını elini sürüp seviyor, bazısı uzaktan. O sürülen elleri şöyle burkasım geliyor, yalan değil ;) Birde tükürüklerini savurarak konuşan var bebekle. Çok sevimli oldukları söylenemez.

Anlatsam uzar gider bu teyzelerin bebek görünce girdikleri haller. Şimdi bebek arabası ile çıkıyoruz dışarı, sağdan sağdan usulca yürüyoruz teyzelere çaktırmadan. Hani yolda görüp ses ederseniz bakmayabiliriz, haberiniz olsun. Sessizce yürüyoruz ondan ;)

Zaten bizim kızın bakışlarından da belli o yol teyzelerini ne çok sevdiği ;) Birde park teyzeleri var zamanı gelince karşılaşacağımız :) Onlara karşı gardımı almam gerekiyor.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.