31 Ekim 2012 Çarşamba

#damlayibeklerken (vol.2)

Damla kızım;

Geçte olsa bir gün doğacağını bizi tamamlayacağını, ikinci bir kızım olacağını hep biliyor ve hissediyordum.

Sağlıkla tamamladık çok şükür bu birlikteliği ve sona yaklaştık. Kavuşmaya az kaldı ♥

Sen, ben, Yağmur hepimiz Kasım doğumlu olduk. Yağmur "karides burcuyuz" dese de... Akrep burcuyuz hepimiz. Evin babası birdiniz iki oldunuz, ikiydiniz üç oldunuz diye yakınıyor. Sanırım bizi seviyor :) Hep sağolsun.

Yağmur'la parmak hesabı yapıyoruz. Bu sefer tatile, bayrama değil... Kavuşmamıza, seni görebilmemize kaç kaldı onu sayıyoruz. Bizi duyduğunu, anladığını çok iyi biliyorum.

Doğum iznimiz başladı, biz yarından itibaren evdeyiz seninle. Şimdilik hala benimle dinlenen, benimle gülen, benimle ağlayan, benimle yorulan, benimle beslenen, benimle can olansın.

Yağmur 6 yıldır... Sen 37 hafta, 2 gündür canımsın.
Ve sonsuza dek canım kalacaksınız.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Denizden gelenler

denizden gelen
Bazen oradan oraya savruldular, bazen bir kutuyu boyladılar. Deniz kabuğu deyip geçme...
12 yıllık beraberliğin bir nevi sembolü olup, hiç bir zaman vazgeçilen olmadılar.

Her biri birbirinden ayrı, her biri ayrı sevimli, her biri deniz kokuyor hala.

Hurafe olsa da deniz kabuğunu kulağıma dayadığım da deniz sesi duyuyorum. Doğru olmadığını bilsem de deniz sesi duyduğumu düşünmek hoşuma gidiyor.

Şimdi evde bir el uzaklığında, gözümün önündeler. Yerlerini buldular.

Baktıkça geçen yılları ve o geçen yıllarda ki kazançlarımı hatırlatıyor bana.

17 Ekim 2012 Çarşamba

Güzel bakan güzel görür

İnsanların beklentileri var çevresindeki insanlardan... "İyilik istemek" pek tabi en olağan istenen.
Anneyim ben... Zamanında yaşadığım zorlukları kendi kanımdan, canımdan gelene yaşatmam. Bilmeliler, bilmeliydiler bunu. Kötülüğü bana yakıştırmak, benden beklemek büyük yanılgı.
Benden beklenen iyilikleri ben verdim. Hemde hatırı sayılır zaman önce. İletildi yada iletilmedi bilmiyorum. Ben söyledim, bitti. Bazıları bu iyiliklerden habersizdi, bazıları söylediklerimi bildiği halde bilmeyendi. Bazıları sular bulanıp kazan kaynadığında dinlediği halde anlamak istemeyendi. En çok hangisi canımı daha çok acıttı bilmiyorum.

Sanırım (D).
Yani; hepsi.

Belki kurulu bir düzendi, belki bir kurguydu ve anlattıklarım nafile idi. Ne de olsa konuşul(a)mayacak insanım ben. Hakkımda karar verilmiş, kalem kırılmış.

Şimdi içim rahat, alnım açık, yolum açık yürüyorum. Dur diyen yok. Anlatan da, dinleyen de benim bu ara. Birde hayat arkadaşım var yanı başımda. Kimsin sen denilen, dinlenmeyen adam. Benim 12 yılı beraber devirdiğim adam, yoldaşım, vatanım. Kızlarım var, biri yanımda, biri canımda. Can ciğerler şimdiden. Birinin konuşmalarına, birinin tekmelerine tanık oluyorum, birbirlerini seviyorlar. Ve hep sevip, sayacaklar. Bunun en büyük destekçisi benim.

Doğuma sayılı günler kala yaşadıklarım bunlar. Çok şükür ne bende, ne kızlarda iz kalmadı yaşadıklarımızdan.

Şimdi bizi güzel günler bekler.

Dip not; resim Mart ayında anaokulunda yapılmış Yağmur tarafından. Sevgi yüklü kızım, bizde seni seviyoruz.