28 Eylül 2011 Çarşamba

ÇATLAK KEK

çatlak kek
Sordum dün akşam;
-Sürpriz günü için ne yapmak istersin?
-Kek.
Geçti mikserin başına ben malzeme uzattım o koydu. İçine eti pufun süslerinden koydu çikolatalı olanından, üstüne renklilerinden koydu.
Çok özenmedim akışına bıraktım dün akşam ki kek mevzusunu. Böylesi daha iyi oldu sanki.

Üstüne mısır patlattık, yedik.
Babasına seslendi "su getiyiymisin" diye. Sonra ekledi "annem çok yoyuldu daa". Gülerim acınacak halime :)
Daha da üstüne kitabını okuyup beraber uyuduk.
Sanki anne-kız günüydü dün akşam.

Öylesine yazdım işte.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Elimin emeği gözümün nuru :)

Geceleri soğuk iyice hissedilir oldu ev içinde olsak bile. Ne çorapsız, ne terliksiz yere basmıyoruz. En azından kendi adıma. Çok çabuk üşürüm ben. Yağmur babası kılıklı. Çorap durmuyor ayaklarında. Dün giydirdim arkamı döndüm çoraba düğüm atmış, yere atmış. Düğüm atmayı öğrendi ya herşeyde bir düğüm. Ama çoraplarına yapmasan bunu kızım. Çözmesi zor bilesin yada deli gibi sıkmasan o düğümü.
bear
Üstüne hırka-yelek ayağına çorap giymeyen estirikli kız nedense bebeklerini-ayılarını giydirirken tam tersi. Kış gelmiş, üşürlermiş.

Önce "eski bi kumaş vaymı" dedi. "Sanmam" dedim. "Vaydıy" "elbise dikermisin" dedi. Benim kafamda şimşekler çaktı. Küçükken bebeklere elbise dikmişliğim var tabi ama dahası yok. Üstünden çok sene geçmiş.

Dikiş'te düğme dikiminden daha ileri gidemeyen benim için durum şöyle idi; Kahvaltı ederken, sonrası evi temizlerken, sahile inerken, o parkta oynarken, akşamı bir arkadaş ile kadeh tokuştururken, uyumak üzeri iken, pazar yine kahvaltı yaparken, yemek yaparken, onu yıkarken, resimleriyle eve sergi duvarı açarken... Hep ama hep ben ne dikebilirim dedim. Cuma akşamı başlayan karın ağrım pazar akşamı son buldu. En uyduruğundan el dikişi ile dikilmiş ayı elbisesi benim elimden bu kadar oldu. O kadar düşünülecek birşey değilmiş. Kesmesi beş, dikmesi beş dakika aldı. Sevdi mi? sevdi galiba Yağmur ve ayıcık okulda oyuncak günü münasebetiyle.

İş bitince; sevgili koca'm ama o erkek ayı değil mi? niye pembe? dedi, gülerek. Bende güldüm gözlerimi kısarak. İçimden de en sevdiğin tişörtlerin hep pembe diye geçirdim ama kendisiyle paylaşmadım. Aramızda :)

Ben birde kışlık hırka-pantalon öreyim ayıcığımıza da aman üşümesin.

23 Eylül 2011 Cuma

Evrenden Torpilim Var

Bu kitap hakkında kısa özeti Deniz yazmış. Hala okumadıysanız alın, okuyun, kendinizi keşfedin, ego'nuzu tanıyın.
apple
0-10 yaş arası nasıl eğitilirsek, nasıl davranılırsak şimdiki hayatımız öyle şekilleniyor(muş). Mutlu, desteklenen bir çocuksan hayatın mutlu devam ediyor. Mutsuz, desteklenmeyen, yapamazsın-beceremezsin denilen bir çocuksan şimdiki hayatın da pek farklı geçmiyor. Ego'nu tanı mutlu ol.

"Ağaç yaş iken eğilir" demiş atalar. Kendiniz için olmasa bile minik hayatlar için okunulması gereken bir kitap. Mutlu, desteklenen, duyarlı çocuk eşittir mutlu yaşamlar, herkes için ;)


Fotoğraftaki Yağmur ne yapıyor?
Cevap: Köyde yolda bulduğu çürük elmaları dala takıyor, fırlatıyor. Aynı "babasının küçüklüğünde yaptığı gibi" dedi büyükler. Hayatımı geçirdiğim adama bakılırsa fotoğraf geleceğe dair ipucu.