... fazla söze gerek yok. Sözle anlatılacak kısım vicdanımızı-içimizi rahatlatmak adına...
Bir günlük tatil. İstanbul'un burnunun dibi Ağva'da.
Ben Yağmur'u Zeynep Serhan'ı annaneye bırakıp Cuma öğlen mesaiyi bitirip yola çıktık...
İç sesim bu nasıl bencillik diye içten içe kemirdi durdu beni yol boyu. Zeynep desen o da aynıydı.
Yoksa ilk karşılaştığımızda sorusu "çokmu benciliz" olmazdı :) Altı üstü bir geceydi oysa.
Mekanı görünce havayada girince oh dedik. Felekten bir gece... Devamı istesekte yok.
Yedik, içtik, gezdik, gördük. Sohbeti bölen yoktu bol bol konuştuk. En çokta bizim bücürlerden konuştuk.
Hani daldık gittik bazen. 2 anne-2 baba. Adım gibi eminim ki hepimiz o an çocukları düşündük..
Ara not: İstanbul'un burnunun dibi aslında arada kaçmalı.
Dönüşte o kıvrım kıvrım yollar bitmek bilmedi.
Nicedir ertelenen ufak bir akraba ziyeretinide dönüş yoluna eklemiştik. Ve kavuştuk akşam saatlerinde Yağmur'la. Hemde evimizden uzak bir akraba evinde.
Kavuşma anı süprizi yetti ayrı geçen bir geceyi unutturmaya. Gülsem gülemem kızsam kızamam. Şükür zararsız ziyansız makasla sadece kahkül yapmış kendine. Yapabilmiş. Ben karşıdan bakarak kessem bu kadar düzgün yapamazdım. 4 yaşındaki veled yapmış. Yakıştırmış kendine gözlerden uzak bir köşede, kesivermiş bir tutam saçı. Kıyamazdım ya ben. Annanesi bilip saklamış o bir tutam saçı.
Şimdi yazarken farkettim aslında o bir gün ne iyi geldi. Baharda "yine yapalım" derim ben. Dönüşte bir süpriz yoksa tabi...
23 Şubat 2011 Çarşamba
22 Şubat 2011 Salı
İtiraf
Çok özledim buraları...
Ey bilgisayar düzel lütfen artık, lütfennnn... birde internet
Kendime; çık şimdi işten eve git...
Bütün gün donmanın acısını çıkar. Kombiyi aç sonuna kadar. Isın.
Yağmur'a sarıl daha sıcacık ol. Yarın herşey güzel olacak :)
Ey bilgisayar düzel lütfen artık, lütfennnn... birde internet
Kendime; çık şimdi işten eve git...
Bütün gün donmanın acısını çıkar. Kombiyi aç sonuna kadar. Isın.
Yağmur'a sarıl daha sıcacık ol. Yarın herşey güzel olacak :)
15 Şubat 2011 Salı
5'i 1 yerde
Evet en sonunda muradımıza erdik. Buluştuk.

Sibel, Deniz, Zeynep, Elif ve ben. Bizde...
Bin telaş bin merakla bekledim. Yağmur benden daha çok .Cuma akşamı "hayi neyedeler" başladı. Yatcaz kalkçaz, yatçaz kalkçaz parmak hesabı yaptık.

Yedik-içtik... Yada en azından ben çokça yedim. Misafirlerin sıcaklığından kendimi rahat hissetiğimden.
Yaz'ın şarkılarıyla oynadık... Lolipopları ağızdan düşürmedik.
Bir pastanın mumlarını bir ağızdan üfledik, alkış yaptık. Arada mızıldandık.
Uykusu ağır basınca bizim hep bildiğimiz kızların ilk kez gördüğü Yağmur'un ağlama seremonisine tanık olduk. Sahi büyümemişmiydi bizim kız. Yine bildiğim bütün susturma yöntemlerini unuttum :)
Bolca güldük, eğlendik...
Kızlar bir temennim var; arayı açmayalım :)

Sibel, Deniz, Zeynep, Elif ve ben. Bizde...
Bin telaş bin merakla bekledim. Yağmur benden daha çok .Cuma akşamı "hayi neyedeler" başladı. Yatcaz kalkçaz, yatçaz kalkçaz parmak hesabı yaptık.

Yedik-içtik... Yada en azından ben çokça yedim. Misafirlerin sıcaklığından kendimi rahat hissetiğimden.
Yaz'ın şarkılarıyla oynadık... Lolipopları ağızdan düşürmedik.
Bir pastanın mumlarını bir ağızdan üfledik, alkış yaptık. Arada mızıldandık.
Uykusu ağır basınca bizim hep bildiğimiz kızların ilk kez gördüğü Yağmur'un ağlama seremonisine tanık olduk. Sahi büyümemişmiydi bizim kız. Yine bildiğim bütün susturma yöntemlerini unuttum :)
Bolca güldük, eğlendik...
Kızlar bir temennim var; arayı açmayalım :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)