31 Aralık 2010 Cuma

ee.. seneye görüşürüz ;)

Sabahtan yazmalıyım dedim artık. Yılın son post'u kel alaka olarak kalmamalıydı :)
IMG_0010
Yoğun.
İş yoğun, ev yoğun, trafik yoğun. Trafikte geçen zaman çok. Evden işe, işten eve vakit kaybı can sıkıcı.
yilbasi kurabiyesi
Kurabiyeler bir telaşla bugünki yılbaşı partisine hazırlandı. Şu ana kadar ailemizde tek partiye katılan şahış "kızımız". Hediyeler alındı, kurabiyeler ve Yağmur süslendi, püslendi okula bırakıldı. Havadisler akşama artık...
IMG_0142
Bir merakla beklediğim yılbaşı çorabı. Dilinden düşürmediği, plastik sanatları dersinde yaptığı. Tabi öğretmen yardımıyla. Yoksa böyle muhteşem birşey beklemiyordum :)
IMG_0151
IMG_0157
Bir ay önce başladığımız yılbaşı hazırlıkları yarım kaldı. Pek bir hevesliydik ama bize bu da yetti. Evimiz rengarenk ya Yağmur mutlu, biz mutlu.
IMG_9984
Şu kutucuk var ya takı kutusu... Çok hoş oldu. Annem yaptı diye demiyorum. Canım arkadaşıma götürdüm doğum günü hediyesi. En kısa zamanda kendime de istiyorum.
IMG_0163
Yeni yıl dilekleri...
Düşünmedim desem yalan olmaz :)
Yılbaşı ertesi babamızı yavru vatan'a eğitime gönderiyoruz. Ayrılık zor. Alışamadım kaç yıl oldu. Şu yıl sonu gelen yada yıl başı'nda olan eğitimlere. Kızım avuntum.
Yeni yılda sağlık olsun en başta. Rutin dilekler. Güzel şeyler bekliyorum 2011'den...
Kızım, ben, eşim, ailem, sevdiklerim, dostlarım, cemi cümle adına ve ülkemize iyi bir sene diliyorum. Bu sene en çok istediğim ülkem adına güzel şeyler olması. Ben bıktım bu ülkeden demektense. Cemaat eşrafından kurtulmayı benim güzel ülkem demeyi istiyorum. Hal böyle oluncada ne kendimden ne yetiştiğim evlattan korkum olmaz. Acaba bu ülkede daha başımıza ne gelecek düşüncelerinden...
Hayır'lısı....


Birde en sevmediğim "seneye görüşürüz espirisi"'ni yapıyorum kaçıyorum. Dedim ya çok yoğunuz diye. Yılbaşı sonrası iş'te bir taşınma var. Semt belli değil. Çok güzel geliyor yeni yıl yani :)

Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl bizlere kutlu olsun....

24 Aralık 2010 Cuma

Kel alaka

Aralığın son haftasına gireceğimize,
yılbaşına sadece 1 hafta kalmasına... İnanamıyorum.
Hele dışarda ki bahardan kalma havaya...
Durum bu olunca bende yazdan kalma fotoğraf koyabiliyorum. Çok alakasız ama içimden geldi :)
ayaklar
Bu ayakların evde pıtır pıtır dolaşmasını seviyorum.
Hele geceleri uykulu, saç-baş birbirine girmiş, pijamasının bir ayağı yukarı toparlanmış vaziyette kendini yataktan bırakıp pıtır pıtır bana koşuyorsun ya. Bitiyorum uykumun arasında...

20 Aralık 2010 Pazartesi

"Pazar" sen ne güzel bir günsün

Bazı pazarlar evde; iş, güç, biryerlere yetişme telaşı yoksa kendi küçüklüğümde yaşadığım pazarlar gelir aklıma. Hele kış ise... Kömür sobasının olanca gücüyle yandığını düşünürüm. Üstünde illa kaynayan bir çaydanlık su ve asılı çamaşırlar. Annem tatil günümüzün en çok çalışanıdır. Baba ise en çok gazete okuyanı, haber dinleyeni. Annem çamaşır yıkar, ütü yapar, sıcacık yemekler, keyfi yerindeyse kek, poğça yada ne istersek. Birde öğlenden sonrası sobanın arkasında güzel bir uyku. Değmeyin keyife. Yok şimdi böyle bir keyif.

Dün hiç bir telaşımız yoktu. Hatta Yağmur'un ağzıyla babaanne dedesi (kayınpeder) ağırladık. Kahvaltı sonrası tüm aile kendi köşesine çekildi. Yağmur kış eğlencesi kitabına çıkartma yapıştırıyor, dede haberleri dinliyor, baba ve anne bir orada bir burada. Derken ben Yağmur'un yanında buluyorum kendimi. Başlıyorum bende yapıştırmaya. Kar, kardanadam, yılbaşı ağacı süslemesi derken içim üşüyor.

Ya sıcak çikolata paklıycak beni yada sıcak çikolatalı bütün evi kokutan bir kurabiye.
kurabiye

Ben başladım, kız geldi. O cevizleri öğüttü. Hiç ümitli değildim birden yapmaya karar verdiğim kurabiyelerin bu kadar lezzetli olacağına. Bir varmış bir yokmuş misali hemencecik bitti. Hatta uyku ile uyanıklık arasında ki bir kızın elinden düşmedi.

Tarif mi? işte burada