28 Mayıs 2010 Cuma
Üzgünüm kızım desem... İnanır mısın?
Bu sabah itibari ile
Uykuda olmasını fırsat bilip ayak tırnaklarını kesmeye karar verdim...
Mecburdum ama. Ne vaatlaer ne rüşvetler veriyorum ne diller döküyorum. Kestirmiyorsun. Başka bir yol bulamadım. Üzgünüm.
Ağladın, sızladın "tıynaklayımı bıyakmam" dedin ama. Ben kestim. Üzgünüm.
Sonra polenlere karşı alerji yapan gözlerine göz damlası sıktım. Bir tanede değil üstelik 2 damlayı ayrı ayrı. Onada ağladın. Üzgünüm.
Anlamadığım birşey var. Büyüdükçe kolaylaşması gerekmiyormu bu yaptıklarımın?
26 Mayıs 2010 Çarşamba
bana göre ŞemŞiye
Bana göre şemşiye... Ne kadar zorlarsam zorlayayım şemsiye diyemiyorum... Çokta dalga konusu oluyorum :))
Evde şemsiye açmak uğursuzluk derdi annem. Sebep?? Açan kişi evlenemez evde kalırmış... Doğru mu? Ben bilmiyorum.
Ama açtı bizim kız. Evin kargaşasını, kutu kutu kolileri fırsat bildi. Arkamızı döndüğümüzde ağzı açık kolilerden bulduğu ganimetlerini ayrı bir köşeye koyuyor. Evin bu hali en çok ona yaradı :)
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Bahçeköy'den bir bahçe manzarası
Uyarı: Bol resim içermektedir. Bizde orda olmalıydık dedirtebilir...
Biz biliyoruz nasıl bir hayatın bize iyi geleceğini.
Kocişle hayalimizde bir ev var. Ama evin içi ile alakalı bir hayal kurduğumuz yok...
Biz biliyoruz nasıl bir hayatın bize iyi geleceğini.Varsa yoksa ufakta olsa bir bahçesi olması gerektiği ile alakalı
O ufacık bahçede neler neler yetiştireceğimizle alakalı hayalimiz.
Meyve ağaçları, renk renk sardunyalar, yonca çiçekleri, akşam sefaları ve muhakkak bir hanımeli. Hanımelinin kokusu bana huzur verir. Bana huzur veren kokuyu bildiğimden balkonumda yetiştirdiğim bir hanımelim bile var.
Ve illaki bir hamak olmalı...
Yağmur için muhakkak ufak bir havuz.
Sadece ayaklarını sokabileceği derecede ufak olsa bile.

Kardeşin yeni evindeydik dün. Bahçeden eve girdikmi? Sadece ihtiyaç dahilinde :D Yeme-
içme hazırlığında.
Bahçeköy'de evi. Orman içinden gittik. Bol oksijen alarak. Mangal kokuları eşliğinde.
Altlı-üstlü kayınvalidesiyle oturuyor. Bahçe katı ayrı, çatı katı ayrı, içinde yaşayan insanlar ayrı güzel.
Bir ara ormana doğru yürüyüşe bile gittik. Olmalı dedik. Yaşadığımız yerde bol yeşillik olmalı, huzur buluyoruz yeşilde. Sakinleşiyoruz ailece...
Yağmur mutluydu. İyi geldi tüm gün bahçede yeşilin içinde olmak Yağmur'a. Ağaçtan eriğini, çileğini kendi koparıp yedi. Şaşırdı evde yıkanmadan meyve yenmez diyen annenin niye bu kadar sakin kaldığına. Yeşil bana yarıyor galiba :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


