13 Haziran 2014 Cuma

Bloggerlarla Yaza Merhaba Buluşması

Adından da anlaşılacağı üzere Seyhan ve Füsun'un düzenlediği blogger etkinliğine buluştuk. Bu vesile ile yıllardır süre gelen blog arkadaşım Seyhan'la tanışmış oldum.
Güler yüzlü ikilinin düzenlediği ilk blogger etkilniğiydi, devamı gelir umarım. Başarılı bir organizasyondu, kendi adıma beğendim ve mutlu ayrıldım buluşmadan.
Çocuklar için oyun alanı, atölye, dans vs. çok iyi düşünülmüştü. Buluşma için seçilen mekan La Fuga Event iyi bir seçim. Çocuk dostu mekanları her anne sever ♥ Çocuklar da çok mutlu ayrıldılar buluşmadan.
Dr. Gökhan Mamur, 40'ı Uçana Kadar adlı kitabını bizlere tanıttı ve imzaladı.
Annelerin aklına takılan çocuklarımız ile alakalı sorulara yanıt verdi. Kendisine değerli vaktini bizlere ayırdığı için binlerce teşekkürler.
Etkinlik sonunda bizim için hazırlanan değerli hediyelerimizi aldık.
Değerli ürünlerle ilgili yorumları kullandıkça paylaşacağım. Buradan her bir firmaya teşekkür ederim binlerce.

La Fuga, İda Bahçe, Pınar, Colgate, Protex, Palmolive, Colgate Optik Beyaz, 4M Türkiye, HappyNest, Mustela, Kelebek Tasarım, Saç Bakım, Gün Yayıncılık, Dr. Gökhan Mamur, Kahramanlar Dünyası, Gözde Pasta, Zeytin Dünyası, Hayalimdeki Sabun, Şeker Mutfağımız, Nursen Aktaran.

Bloggerlarla Yaza Merhaba Buluşmasına davet eden Seyhan ve Füsun'a bin teşekkür.

10 Haziran 2014 Salı

Hayatımıza iki ortak onlar

Bugün Damla'nın kaka yapmamasının 5.günü idi. Nasıl bir kriz, nasıl bir mızmızlık yaptı anlatamam. Beni yorduğu ve yüz vermediğim anlarda sığındığı kol ise ablasıydı. Akşam yemekten sonra yaptığı kaka ile normal hayat akışımıza geri döndük çok şükür. Yüzü(m) gülmeye başladı. Oh! dedim.
Bu iki kız kardeş şimdilerde ince belli bardaktan içtiğimiz çaya da ortak oldular. O beklediğim kız kardeş dayanışması sanırım başlıyor. "İki demli, iki tanede  paşa çayı çek..."

Yok hiç kıskanmıyorum bana değilde ablasına sığınmasına, şükür diyorum.
Çok bekledim ben bu günleri ♥

Fotoğraflar İphone ile çekilmiştir.

6 Haziran 2014 Cuma

İyi ol(un) da...

Cumartesi beri süre gelen ateş... Bir indi, bir çıktı... Sanki bizimle oyun oynar gibi.

Bugün; ben çamaşır katlayıp bir yandan Damla'yı izlerken, ablası da ona oyun yaparken birden yüksek ateşle titremeye, rengi solmaya başladı. Tamda ateşin sonlandığını düşündüğüm anlarda. Enerjisi yükselmişti çünkü.

Elim, ayağım titredi. Hastaneye varıp doktora gösterine değin ömrümden ömür gitti. Ablasını sakinleştirmek hele... Yağmur elim ayağım oldu hastaneye varana kadar tabi ki telkin sözcükleri ile. Çok şükür varlığına...

Havale değil demesiyle doktorun "Oh!" dedik. Acil odasında fitil verildi, idrar ve kan örnekleri alındı. Sonuçlar temiz. Ateşe dikkat edeceğiz deyip eve geldik.

Şimdi okullar tatil olsun kızlarımı takıp koluma köye gideceğim. Damla'yı o halde, Yağmur'u panik halinde gördüm ya... Birbirlerine nasıl kenetlenmiş olduklarını da gördüm ya bana düşen onları mutlu etmek.

İyi ol(un) da dedim... Gerisi boş.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.