Cumartesi beri süre gelen ateş... Bir indi, bir çıktı... Sanki bizimle oyun oynar gibi.
Bugün; ben çamaşır katlayıp bir yandan Damla'yı izlerken, ablası da ona oyun yaparken birden yüksek ateşle titremeye, rengi solmaya başladı. Tamda ateşin sonlandığını düşündüğüm anlarda. Enerjisi yükselmişti çünkü.
Elim, ayağım titredi. Hastaneye varıp doktora gösterine değin ömrümden ömür gitti. Ablasını sakinleştirmek hele... Yağmur elim ayağım oldu hastaneye varana kadar tabi ki telkin sözcükleri ile. Çok şükür varlığına...
Havale değil demesiyle doktorun "Oh!" dedik. Acil odasında fitil verildi, idrar ve kan örnekleri alındı. Sonuçlar temiz. Ateşe dikkat edeceğiz deyip eve geldik.
Şimdi okullar tatil olsun kızlarımı takıp koluma köye gideceğim. Damla'yı o halde, Yağmur'u panik halinde gördüm ya... Birbirlerine nasıl kenetlenmiş olduklarını da gördüm ya bana düşen onları mutlu etmek.
İyi ol(un) da dedim... Gerisi boş.
Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.