10 Mayıs 2014 Cumartesi

Bir buçuktan Damla

Damla 1,5 yaşında.
1,5'tan 2 gibi aslında. 6 ayda bir yaş alır gibi. Nasıl mı? 2'de değilde sanki daha da büyük hatta bazen ablasından bile...
"Yemek yer misin?" demeden... Yiyor.
Doyunca elimi-ağzımı sil kalkacağım gibisinden peçeteyi işaret ediyor.
Su içmesini hatırlatmadan... İçiyor.
"Uyku zamanı" deyince... Mutfağa gidip sütünün ısıtılıp kendisine verilmesini bekliyor.
Sütü bitince emziğini alıp uyumaya başlıyor.
Gece başucundan suyunu alıp içip, uykusuna devam ediyor.
Sabah erken kalkıyor ve mutlu kalkıyor.
Yataktan inince ablasından kendine kalan, ayağına 2 numara büyük terlikleri giyiyor.
"Dışarı çıkıyoruz" deyince kapının önünde bitiveriyor.
Yediğini, içtiğini, oynadığını paylaşıyor.
Hayvanları çok seviyor.
"Anniiii, babooo, apla" diyor bize.
"Mummm" derse eğer emzik anlamında.
İki elini göğsünde bağlayıp kedi gibi bakarsa kucak ister.
Eğer ablası kitap okuyorsa Damla'da okuyor.
Eğer ablası ders yapıyorsa Damla'da yapıyor.
Eğer ablası oyun oynuyorsa Damla'da oynuyordur.
Ceviz, dut kurusu, kuru kayısı, kuru üzüm en sevdiği yemişler.
Elma, erik şimdilik en sevdiği meyveler.
İrmik helvası favori tatlısı.
Evde minik işler yapıyor. Eline tuttuğu bir bezle toz alır gibi...
Ablası göz ağrısı ve küçük annesi.
Babası aşkı.
Annesi olmazsa olmazı.

.... yazmakla, saymakla bitmez bu ilkler.

Evin ikinci çocuğu olup önünde örnek bir büyük boy olunca daha kolaymış büyümek. Bizde tecrübe ettik bunu Damla'yla bir bir anlatsalar anlamazdık. Bütün bu kolaylıklar Yağmur sayesinde.

İşin özü; çok şükür kızlarıma, çok şükür verene.

1 Mayıs 2014 Perşembe

Yine mi güzeliz, yeni mi çiçek ♥

Bu sabah 03:00 civarı yine yollardayız, köye doğru. Bir "ce eee"  deyip geleceğiz.
Yağmur bu resmi piknik hatırası olarak yaptı. Çok mutlu oluyorum gördüğünü hemen resmetmesine. Baba, anne, iki kız kardeş... Güzellikler biriktiriyorum artık sadece. Arada çıkıp çelme takanlara gülüyorum. Biliyorum ki bana bu sadelik iyi geliyor ♥

28 Nisan 2014 Pazartesi

Bir gül ailesi klasiği

Hafta sonu evdeysek, bir plan yoksa, gelen yoksa, giden yoksa, hava kötü dışarı çıkmamız iki çocukla çok zorsa... Evi bir baştan aşağı temizler, atılacakları atar hafifleyip, geri kalan eşyaların yerini değiştiririz. Biz buna "gül ailesine rahat batması" da deriz.
Ne yaptık ki; bir giyinme odası yarattık minnacık evde, kışlıkları kaldırıp, yazlıkları çıkardık ki... Havalar birden kışa döndü. Koca koca gardıropları taşırken altına giren Damla'yla köşe kapmaca oynadık. Tam gardırobu taşımış duvara yaslayacakken arkasına giren Damla'nın keyfinin yerine gelip çıkmasını bekledik. Ve Damla uyuyunca da çarçabuk işlerimizi hallettik. Yağmur ne yaptı bu arada? "Büyümüşte bize yardım edermiş" nidaları attık peşinden.
Gün pazara gelince...
Bezelye ayıkladık tüm aile. Aş(k)a emek verdik ♥ Yemek yerken uyuyan Damla'nın arkasından film çekti Yağmur :) Canı sıkılmış olsa gerek.
Babayla, küçük kız uyuyunca yemek üstü bir tatlı iyi gider deyip irmik kavurduk Yağmur'la. İrmik kavurmak uzun iş, bolca çevir, altını tutturma filan... İyi ki Yağmur'un kendini çektiği filmi varmış yoksa canım çok sıkılacaktı irmik kavururken :)

Gün pazartesiye...

Fotoğraflar İphone ile çekilmiştir.