10 Temmuz 2013 Çarşamba

Rüzgar kokan çamaşırlar

Çamaşır asmak köy yerinde bir nevi terapi.

İlk en sevdiklerini asıyorsun ama şöyle bir kolun yerinden çıkarcasına silkeledikten sonra. Mandallar var sonrası, en düzgünü ve en sevdiğin renklisini, en sevdiğin çamaşırlara asıyorsun. Astıktan sonra birde seyreylemek var. Hem çamaşırı hem ardında ki Karadeniz’i.

İstanbul’da... Evimizde, çamaşırlar yıkamadan çıkıp, kurutmaya giriyorlar. Hiç özenilesi değil yani.

Rüzgar kokuyor köyde çamaşırlar. Yumuşatıcıyla yıkasan da eninde sonunda koktuğu koku rüzgar, giydiğinde hissediyorsun rüzgarın kokusunu. Rüzgarla anında kuruyup, ütülü gibi alıyorsun ipten.  Beğenmediysen ütüsünü elinle çekeleye çekeleye el ütüsü yapıyorsun. Beğenmeyen de yok bunu. 

Yaz olsa bile estiğinde üşüten, şaçı-başı birbirine katan, deli gibi estiğinde pencere açtırmayan, çocukları hasta etmesin diye sakındığımız rüzgarı en çok bu yaz sevdim. Yaş aldıkça garipleşip türlü sevdalara yakalanıyorum.

30 Haziran 2013 Pazar

Köy'e...

Bu fotoğraf sanki dün çekilmiş gibi çok canlı hafızamda. Halbuki üstünden 8 ay geçti. 8 ay'dan 1 hafta eksik doğrusu. Mutluluk, kaygı, ilk görüşte aşk, kardeşlik, heyecan, "ne olacak ki bundan sonra" korkusu, 2.kez anne olmuş annenin ilk çocuğuna bakıp yaşadığı vicdan azabı, yeni abla olmuş küçük kızın tedirginliği... ne ararsan var bu fotoğrafta.

O gün için ne ararsan var bu fotoğrafta da şimdi ikisi bir arada bir fotoğraf alınsa sadece ve sadece sevgi var, aşk var. Uykuda bile birbirlerini özlemek var, küçük kız kardeşin ablasına bakarken yaşadığı hayranlık duygusu var. Şimdi o kadar çok şey var ki. Ablasına bakarken gözlerinin içi gülüyor kardeşin, abla ise "sevsem, sevsem de az kalıyor anne" demesi var.

Gel gör ki; bu annenin biri bebek, biri yaz tatiline girmiş 2 çocukla imtihanı var bu evde. Çok kolay sayılmasa da çok şükür kendi başıma yetebilmenin haklı gururu var yüzümde. Çok şükür, bin şükür. Bu sebeplerden fotoğraf makinesini alıp bu manzaraları kayıtlara geçemiyorum. 8 ay öncesine gidip bu fotoğrafı seçmem bu yüzden.

Ne diyordum... Köye gidiyoruz biz. Tatil değil bizimki birazcık hava değişimi. Hamakta sallanıp, kitap okuma, kahvemi sıcak içme, karı-koca el ele gezme hayallerim(iz) var.

Ne diyelim... Kısmet :)

Fotoğraf Mutlu Masal Photography tarafından çekilmiştir.

26 Haziran 2013 Çarşamba

Anne öğüdü

Ömrünce sev; kardeşini, anne-babanı, insanları, vatanını, çiçeği, böceği, kedi-köpeği...
Ama ilk kendini sev ve değer ver.

Kendini sevmeyi ve kendine değer vermeyi yaş 36'da öğrendim. Sen bu kadar geç kalma gül'üm.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.