19 Haziran 2013 Çarşamba

Güncel gündeme kısa ara

#direngeziparki #tenceretavahepaynihava #direngeziparki #direnankara #bizeheryertaksim 

Aldığımız soluğun kıymetini bilmiyoruz ya o yüzden sanki hayat acımasızca kendini hatırlatıyor ya da canım yandığından bana şimdi böyle geliyor.
Gece gelen telefonlar beni hep ürkütmüştür.
Ne derler; "Kul kurar kader gülermiş"

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.

14 Haziran 2013 Cuma

#tenceretavahepaynihava #direngeziparki #direnankara #bizeheryertaksim

Yaşam gereği türlü türlü insanlarla tanışırsın... İş'te olur, sıra arkadaşın olur, beraber nöbet tuttuğun asker arkadaşın, fatura kuyruğunda beklediğin kuyruk arkadaşın, karşı komşun belki de çocuk doktorunun kapısında beklerken bir başka anne, bir direnişte hiç tanımadığın insana el verirsin, sokakta aynı marşı söylediğin hiç tanımadığın insanlar! Kendinle aynı olmayana ayrım yapmadan saygı duymak as olan değil midir?

Biz halk olarak birbirimiz seviyoruz, saygı duyuyoruz.

Birkaç ağaç için, yeşil için, doğa için birbirini tanımadan bir araya gelmiş insanlar bence bir dolu kahraman. Bu insanlar bir ağaç için bir araya geliyorsa onlardan kötülük gelmez, çevresine güzel bakan insanlar onlar, kötü söz duyulmaz onlardan, belden aşağı saldırmazlar, insanları galeyana getirmezler. Sen yeter ki iyi niyeti anlamak için çaba göster, gerisi gelir.

Ey çocuğum şimdi diyeceksin ki annem bunları neden yazdı...
Geleceğiniz için çocuğum.
Belki biri, belki bir sürü insan okurda iyi kalplilik, güzellik bulaşır ondan ona...
Belli mi olur? Dualarımız ortak.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.

2 Haziran 2013 Pazar

#direngeziparki

Yağmur'un yanında izlemeli miydik? Yanlış mı yaptık?
Günlerce süren haberlere illaki bir yerinden dahil oldu mecburen. Evin içerisinde ne kadar gizli gizli haber izleyebilirsin ki.

Ve günlerdir açık televizyon kanalından, bizim konuşmalarımızdan çıkardığı sonuç bu. Geldi ve pankart yaptım dedi. Sonra "biber gazı nedir?" "ne işe yarar?" diye sordu. Acıklıydı sorduğu sorular. Zaten tv'den izlediklerimiz de acıklıydı.

"Sevseydin verir miydin?" dedim. "Yeşili çok seviyorum, vermem ki" dedi. Ne yeşilini, ne ağacını, ne de ülkeni verme!

Tanık olduklarımızı boğazımız düğümlenerek izliyoruz, gözlerimiz dolarak, öte yandan hep beklediğimiz umut içimizde.

Eş, dostla cuma akşamı planımız yine İstiklal'de kuruluydu ama gel, gör ki... Kısmet. Güzel günler göreceğiz umarım.
Hazımsız insanlar da yok değil. Sosyal alanda paylaştığım bu fotoğrafa ne diyeceğini bilemeyip, çirkinleşip "umarım evlatlarının hayrını görmezsin" demek. Ne çok duyar oldum bu cümleyi... İş sarpa sarınca evlatlara saldırmak en kolayı olsa gerek, anneyi yüreğinden vurmak.

Aslında konu benim iki evladım değil, bu ülkenin tüm evlatları... Sen, ben, o, hepimiz.

Gün gelip burada yazılanları okuduğunda "o gün Gezi Parkında ne oldu?" diye sorarsan kızım... "Bir halkın derin uykudan uyanışı gerçekleşti" diyebilirim umarım.

Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.