Bir Yağmur, bir Damla... uykusuz geceler, emdi-emmedi, mama, kaka, kustu-kusmadı, el ele, Nine otel al, okudu- okumadı, misafirdi, gezmeydi, yemekti, temizlikti, iki çocuklu hayat derken... Doğum izni bitti.
Son 8 gün. Hiç bitmesin dediğim 8 gün. Çabucak geçmesin dediğim 8 gün. İlk defa mevsim değişsin Bahar gelsin istemiyorum. Ne kadar koynumda tutarsam bebeğimi o kadar kâr.
Doğum izni 6 ay olacak haberi geldi. Hamileliğimin başı gibi...
Yasa çıktı, çıkacak derken olmadı. Bir ümitle ben ve benim gibi anneler bekledi yasayı. Çıkmadı yasa. İşverenlerin kadın çalışan seçiminde azalma olacağından korkularak karşılıklı görüşmeler devam ediyordu... Son durum ne bilmiyorum. Meclistekilerin canı sağolsun!!!!
Sağolsun mu?
Yok... bu kadar iyi niyetli değilim. Kendilerine emeklilik çıkartıyor olsalar çıkardı o yasa hemen.
Çıkmadı yasa. Boğazıma takılan yumru orada duruyor. Tarifi imkansız bir yumru. Nefes aldırtmayan cinsinden.
"Ah" alındı mı? İki yaka bir araya gelmez meclis insanları... Neyse etmedim "ah" merak etmeyin :) Bana yakışmaz ;)
Her ne olacak ise hayırlısı ne ise o olsun.
Resimdekiler; büyük portre "anne" yukarıdan aşağıya "anne ve Yağmur" "baba ve Damla" sondaki "ailecek"
Bunlar Yağmurun yaptığı resimler.
Bundan ala sevgililer günü yazısı olur mu?
Fotoğraf İphone ile çekilmiştir.
14 Şubat 2013 Perşembe
11 Şubat 2013 Pazartesi
Yağmur'un 15 tatili... Bu da hayatımızda bir ilk
Bazen elim ayağım oldu. İki iş arası kardeşine göz kulak oldu, oyaladı. O da en çok Yağmur'a gülüyor, sesini takip ediyor. Kardeşi ayaklandığında umarım Yağmur "alın Damla'yı başımdan" demez :) Kardeşi şimdiden ona hayran çünkü.
Bazen bebek oldu. Kucağıma sığmaya çalıştı. Ayakta sallanmak istemesine sadece güldük, beraber. Benim kısa bacaklarıma sığamayacağını anladı çabuk :)
Bazen saf oldu. Eve gelen yardımcı bayan için "kül kedisi misin? sen" dedi. "Azcık dinlendir anne zaten 4 çocuğuyla yoruluyordur" deyip durdu. Duş alırken yıkadığı Barbie'lerin saçlarını sudan uzadı deyip kesecek kadar saf.
Bazen çok akıllı oldu. "Anne Damla'ya bilerek "agu" demiyorum, çünkü düzgün konuşmasını istiyorum" dedi.
Bazen dışarılarda kendini yere atacak kadar yaygaracı oldu.
Bazen sevgi taştı içinden. Çok sarıldı, çok öptü. Bizi koklamaya, öpmeye doyamadı.
Çok şükür dişi sallanmaya başladı. Eli ağzında sürekli dişini sallıyor şimdi :) Dişi sallanmak için o kadar geçikti ki arkadan yeni diş geldi bile.
Gözümüzde ona karşı sevginin kayıp olup olmadığını... 6 yıllık anne-baba egemenliğini sürekli test etti.
Okumayı söktün, çok yakındır sana yazılan bu notlara, anılara rastlayıp okuman. "Biz seni çok seviyoruz" ♥ İlk göz ağrım, canımdan kıymetlim.
Ve koskoca 15 tatil bitti. Bu sabah o kapıdan çıkarken tatilin bittiğini anladım ben. Babası da bende öpe, koklaya yolcu ettik. Gözlerim doldu... Yanı başımda, gözümün önünde olmasına ya da en fazla yan odada olup fısır fısır oyuncaklarıyla konuşmasına çok alışmışım. İkindi vakti buluşmak dileğiyle...
Senin gözünde nasıl geçti sömestri tatilin, meraktayım.
Fotoğraf hastanedeki ilk günümüzden.
8 Şubat 2013 Cuma
8 Şubat 2013-3 ay
3 aylık oldu bugün Damla.
Sabah bu yazıyı okudum. Her satırına hak verip, deli gibi ağladım. Ağladım ama halime acıdığımdan değil. Çok çabuk geçiyor günler, çok çabuk büyüyorlar. Özleyeceğimi düşünüyorum bu günleri.
Deli miyim?
Hayır.
Sadece ikinci kez anneyim :) Geçecek bugünler ve ben özleyeceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

