İlk kızım, ilk göz ağrım...
Bu sene beraber yaşayacağımız ilkler var. İlk önce Eylül'de ilkokul serüveni, Kasım'da bizim ikinci tecrübemiz ama senin ilk kardeş heyecanın.
İkinci ilk; Çocuk nasıl büyütülür? Unuttuğumuzu sandığımız, nasılsa ihtiyaç olmayacak dediğimiz her konu birden aklımıza geliyor. Bir hal-hareketle, bir fotoğrafla ya da senin bir sözünle. Aaaa diyoruz, bu da vardı, onu da almalı falan filan... Sonuçta tecrübemize güveniyoruz.
Senin ilkin; beni daha çok heyecanlandırıyor. İlkokul! Dün kayıtlar belli oldu. Hamileliğin verdiği acayip senaryolu rüyalarıma yeni konular eklendi. Okullu, öğretmenli... Tüm gece uyuyamamaktan şikayet etsem de ara ara her uykuya dalışta, her gözümü kapadığımda seni yeni bir okula teslim ediyorum, ya içim rahat. Oh! diyerek ya da gözüm arkada kalarak.
Vesveseli hatun oldum çıktım. İlk günleri atlatınca alışacağımızı bile bile, diyorum ki keşke biraz daha mı? seni koynumda saklasam :)
Ne ilk okula başlayansın, ne son okula gidensin ama benim ilk'imsin ondan kıyamamazlığım.
24 Temmuz 2012 Salı
19 Temmuz 2012 Perşembe
Sarımtırak mini hikaye...
Köyde en çok ne yenir?
Meyve. Dalından kopar, ye!
Sebze. Git bahçeden topla! İster çiğ ye! İster pişir ye!
Ot. Adını sanını bilmediğin bir dolu ot. Yeşil olsun yeter. Mısır unu ile kıvam yap, soğanla kavur, hepsi bu. En değme yemeklere taş çıkartır cinsten.
Zamanı ise fındık topla dallarından, değilse yeşil olanları kurut, ye!
Mısır ekmeğin eksik etme sofrandan, bir nevi kıtır kıtır, çıtır çıtır atıştırmalık.
Mısır demişken... Kendi bahçende yoksa sokak satıcısını boş geçirme kapından. Al mısırını, eve dahi çıkarma. Bahçede ateşi yak, ister suda haşla, ister ateşte közle. Bahçede bitiyor, eve kalmıyor. Yanında Yağmur varsa zaten hiç korkma kalmasından. Haşlanmış mısırı ver; sabah, akşam yer. Hiç bıkmaz, babası kılıklı.
Közde mısırı ver; onu yemez. Sevmez, anası kılıklı.
Ne demişler... armut dibine düşer. Bizimki ortaya karışık oldu ♥
Meyve. Dalından kopar, ye!
Sebze. Git bahçeden topla! İster çiğ ye! İster pişir ye!
Ot. Adını sanını bilmediğin bir dolu ot. Yeşil olsun yeter. Mısır unu ile kıvam yap, soğanla kavur, hepsi bu. En değme yemeklere taş çıkartır cinsten.
Zamanı ise fındık topla dallarından, değilse yeşil olanları kurut, ye!
Mısır ekmeğin eksik etme sofrandan, bir nevi kıtır kıtır, çıtır çıtır atıştırmalık.
Mısır demişken... Kendi bahçende yoksa sokak satıcısını boş geçirme kapından. Al mısırını, eve dahi çıkarma. Bahçede ateşi yak, ister suda haşla, ister ateşte közle. Bahçede bitiyor, eve kalmıyor. Yanında Yağmur varsa zaten hiç korkma kalmasından. Haşlanmış mısırı ver; sabah, akşam yer. Hiç bıkmaz, babası kılıklı.
Közde mısırı ver; onu yemez. Sevmez, anası kılıklı.
Ne demişler... armut dibine düşer. Bizimki ortaya karışık oldu ♥
17 Temmuz 2012 Salı
Su hayattır...

O bir su kuşu. Deniz, havuz fark etmez saatlerce kalabilir suda. 6 saat havuz da kalmak son rekoru, abartı yok! Birde akşam duşunu kendi almaya başladı ki en güzeli bu. Yıkanıyor, çıkıyor, saatler sonra hatta sabah kalktığında bile güzel kokuyor muyum? diye soruyor. Her bir sabunu, şampuanı kullanıyormuş, mis gibi kokmak için. Bilse annesi en çok onun terli, peynirimsi kokusunu seviyor, şaşar. Büyüyüp, anne olunca anlar artık;)
Bana gelirse laf... Bu seneye mahsus denizden, havuzdan uzak kalsam da günde minimum 3 litre su içtim, içiyorum, içeceğim. Ve bu durumda bende su kuşu sayılırım, dimi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
