Bana, kız kardeşime, iki kuzenime her bayram annem dikerdi elbiselerimizi. Hatta abartır dört kıza aynı model dikerdi. Kumaşından ipliğine kadar aynı olurduk. Dört boy kız aynı model elbise ile bayram geçirirdik. Daltonlar gibiydik diye bir benzetme yapmıyorum. Siz de yapmayın :) Elbiseler küçüldükçe bir küçüğümüze geçerdi. Kesinlikle eskimeden dolaba kalkmazdı. Öyle güzel bayramlardı.
Yarın Yağmur'un bayramlık elbisesini, çorabını yıkayıp ütüleyip odasına, yatak üstüne iliştireceğim. En çok o mu? heyecanlı ben mi? bilemiyorum.
Küçüğe kıyafet büyüğe tatil demekmiş bayram. Ben tatil geldiğine seviniyorum o bayram geldiğine. Yine el öpüp alacağı bayram harçlığıyla oyuncak alma telaşında Yağmur. Öyle bir telaş ki geçen haftadan başladı benim elimi öpmeye. Ben bayramlığını aldım benden harçlık çıkmaz kızım demedim :)
Toplasan bir elin parmağını geçmeyen akrabalarla ilk gün bayramlaşıp sonrası evde dinlenmece, yatmaca-kalkmaca, dostları ağırlamaca, gelecek mini mini bebişlere kurabiye yapmaca, bolca çizgi film izlemece, evi mis mis yemek kokutmaca ve illa bir gün balık-şarap yapmaca vb. şeklinde geçecek. Birde baklava yapmaya niyetliyim. Akşama fındık kırıp, kavurup, baklava yufkasına saracağım. Tatlı sevmeyen birinin tatlı hatta şerbetli tatlı yapması çok normal değil biliyorum. Ama bayram işte :)
Lafı uzatmayayım kısaca
iyi bayramlar diliyorum ya da
iyi tatiller... :)