8 Nisan 2011 Cuma

İlk aşk

Evveli gün ağzı kulaklarındaydı eve gittiğimde. İlk aşkını seçmiş. Taha. Birde parmaklarıyla kalp yapabilmeyi öğrenmiş... "anne bayk sen yapabilyon mu?" dedi. Denemedim şimdiye kadar ama defter kenarlarına kalp yapmışlığım var. Birde kociş askerdeyken yazdığım mektuplara yapmışımdır. Hatırlamıyorum şimdi :)
aşk
En sevdiklerinin adını yazmayı biliyor, öğreniyor. Taha'yı bana öğretin demedi şimdiye dek. Okulda birde kankası var. Yaren. Biz öğretmedik ama birbirlerine isimlerinin nasıl yazılacağını göstermiş olacaklar ki. Evde Yaren ismi sıklıkla gözümüze çarpıyor. Belki Taha'da nasıl yazılacağını kendisi öğretir. Sonra birde köşesine kalp koydumu al sana, çok çabuk büyüdü. Tabi yarın bizim evden uçmuyor ama. İçim(iz) buruk.
çilek
Dün atışmışlar biraz. Hiç keyfi yoktu. "aynatamam anne" dedi. Birde kalp kırıklıkları başladı, başlayacak. Kalp kırıklığına iyi gelen bir merhem var mı?

Birde, bana ne senin kızının buldumcuk hikayelerinden diyenler, geri gidin. Çünkü ben bıkmadan, usanmadan yazıcam :)

6 Nisan 2011 Çarşamba

Bir garip mevzu

2 Nisan sanırım bizde kayıt altına alınmalı. Yada almamalı unutmalı mı?
Ben unutsam ne yazar ki. O'nun küçük beyni kayıt yaptı bir kere.
elmacı
Böyle bir gerçekliği daha doğal yolla öğrenemezdi galiba. Şans mı? Ayı sağolsun. Ayı bildiğimiz ayı. Mecazi anlamda söylediğimiz  iki ayaklı şehir içinde dolaşanlardan değil. Sevimlisinden. Gönül kaldırmıyor tabi gerçek yaşam alanlarından uzak olmalarına.

Yer Darıca Hayvanat Bahçesi. Sevgili ayı tamda Yağmur'un "anne bu ayyı yoyi dimi" lafının akabinde en doğal ihtiyacını yaptı bizi beklemiş gibi . Sonrası "anne bu ayyının çizğisi vay, oydan çiş yaptı" dedi. Biz hızla uzaklaştık ama unutmadık :)

4 Nisan 2011 Pazartesi

Ara sıra, bazı bazı...

sıcacık
Bazen öyle günler oluyor ki.
Dışarı çıkmak istemiyorum. Üst-baş değiştirmeden eşofmanla evde kalmak çıkmak mecburi ise görünmez olmak istiyorum o gün. Lafsız, lakırtısız.

Bazı günler itiraf etmeliyim ki mazaretsiz evde kalabilmeyi istiyorum. Bir başıma. Ne yapacağımı kendimin belirleyeceği bir gün, faaliyetsiz. Çok değil ayda 1. Bilemedin 2 ayda 1. Mezaretsiz kafa izni.

Bazı sabahlarda çalan uyandırma alarmını son  5 dakika diyerek ertelediğim için üzülüyorum. Kalkınca erken kalkmadığıma hayıflanıyorum. Kalkabilseydim eğer evden çıkmadan evvel evi der-top edip akşam bulmak istediğim gibi bırakırdım.

Böyle düşünceler sık olmuyor bende. Sebep hafta sonu dinlenemediğimden.

Birde uzun yola çıkasım var. Çekirdek aile olarak. Arabada bolca atıştırmalık olan bol molalı bir yol. Biz önde kız arkada. Kıza niye önde oturduğuma dair mazeret ürettiğim, müzik sesinin Yağmur'un laf yetiştirmesiyle ikide bir kısılıp-açıldığı şarkıların sonunu bir türlü getiremediğimiz bir yolculuk.

Aynı çatı altında olup türlü meşgalelerle birbirimize vakit ayıramazken araba içinde birbirimize bir kol mesafesinde olduğumuz bir yolculuk istiyorum. Nereye gittiğimizin bir önemi yok. Maksat anne-baba, kız yan yana...