Geçenlerde canımın içi bir arkadaşım... Kulakları çınlasın, okuyuncada gülsün. Of of dedi. İş yerinde okurken son yazdıklarımdan dolayı burnunu çekmek zorunda kalmış... Bir evlilik, bir ayrılık, birde üzüntü iş'te işittiklerimden dolayı. Yok mu hayatımızda neşeli birşeyler dedi. Olmaz mı? Hele bir çocuk varsa olmaz mı?
Al sana dün akşamdan benim için kabullenmesi zor bir durum :)
Anneanneden Yağmur alındı. Baba halı sahaya maça yollandı. Biz ana-kız kaldık. Bahçede yarım saat oyalandık. Sallandı, kaydı... Eve çıktık. Banyo yapmak istedi. Benim için zevk seni yıkamak. Hani seni en azından kandırmak zorunda kalmadım. Türlü teşvikler sunmadım önüne. Kendin girdin.
Her zamanki rutinidir yıkadıktan sonra köpük yapmaya başladı. Bir elinden bir eline köpük dolduruyor. Sonra temiz olması gereken elini uzattı. Ama ben anlamadım. İki elinede su tuttum. Bizimki "annem biy elimi yıkıycan öbüyü köpüklü kalacak" dedi. Ben hay allah nasıl anlamadım dedim. Yeniden yapmaya başladı. Kızgın kızgın bana "annem gağliba sen biyaz yaşlanıyoysun" dedi. Ben kaldım tabi öylece. Hımm yaşlanmak mı? 33'üm yok canım o kadar da değil :)
16 Nisan 2010 Cuma
13 Nisan 2010 Salı
sen büyüyünce kızım ...
Her yeni gün bir başlangıç dimi... Hergün iş'e gelirken dün yapılanı unutuyorum. Unutmuyorum da yok canım kötü niyet değildir demek istiyorum. Ardı ardına sözler çok oldu ama...
En çok korktuğum yavrum büyüdüğünde ki büyümesine gerek yok şimdi bile biri canını acıttığında pençelerimi çıkarıp onu koruyasım gelmiyor mu? Bütün dünyayı yıkabileceğimi düşünmüyormuyum o anlarda ... şimdi yapılanı zaten unutuyor da ya ileriki yaşantısında... Şimdi yanındayım ya büyüyünce... Canım yandıkça yavrumu düşünüyorum onun karşısına da böyle insanlar çıkarsa. Ya benim gibi üzülürse. Olmayacak mı? olacak tabi. Tavsiyem kızım sana annen gibi olma. Her söyleneni dert etme "gül, geç". Hani herşeyin babişine benziyor ya rahatlığınıda babandan al.
12 Nisan 2010 Pazartesi
Benim en sevdiğim kız kardeşim evlendi :)
Ben 8 erkek kardeşim 4 yaşında. Annem hamile. Bir kardeş geliyor. Doğduğu günü hatırladık o gece iki kardeş o'nu izlerken. Rahmetli dedem bizi kamyonetinin arkasına koyup hastaneye götürmüştü. Bir bayram günüydü sanırım Kurban Bayramı. Bakırköy Devlet Hastanesinin önündeydik. Bizi içeri almadılar tabi. Kamyonetin içinde oyun oynuyorduk erkek kardeşle. Bir yandan da dut kurusu yiyorduk. Asıl amacımız annemizi ve kardeşimizi görmekti. Hani annem camdan gösterecekti onu bize. Görüp görediğimizi hatırlamıyorum.
Şimdi diyorum iyiki bir kardeşim daha olmuş. Ne çabuk büyüdü 25 oldu. Evlilik kararı verdiklerinde şaka gibiydi. Lise yıllarındaki arkadaşlık aynı üniversiteve arkadaşlığın aşk'a dönüşmesi. Gün geldi çattı işte o tarih. Evlendi. Nikah'ları kıyıldı, bir ay sonraya düğünleri var.
6 yıl önce ben evlenip sevdiğim adamın yanına giderken kalanları ailemi bu kadar buruk bırakmışmıydım. Herhalde bu nasıl bir mutluluk ki kalanları düşünemiyorsun. Onlarda senin mutluluğundan mutluluk yaratıyorlar. Evim barkım ayrıyken hani niye bendeki bu üzüntü. En küçüğümüz olmasından mı? Yağmur'un nikah günü teyzesinin kucağından düşmeyişi sürekli teyze diye ağlaması. Anladımı? O'na her baktığımda gözlerimde hep yaş olacakmı? Olacak :( O'nun için mutluluktan kendim için kıyamadığımdan :( Alışacakmıyım(z)? bu duruma. Mecburen.
Bundan sonraki dileklerim hep mutlu olmaları. Birbirlerine sevgi ve saygılarını kaybetmemeleri. O evin en küçüğü ve hep en küçüğü olarak kalacak.
Şimdi diyorum iyiki bir kardeşim daha olmuş. Ne çabuk büyüdü 25 oldu. Evlilik kararı verdiklerinde şaka gibiydi. Lise yıllarındaki arkadaşlık aynı üniversiteve arkadaşlığın aşk'a dönüşmesi. Gün geldi çattı işte o tarih. Evlendi. Nikah'ları kıyıldı, bir ay sonraya düğünleri var.
6 yıl önce ben evlenip sevdiğim adamın yanına giderken kalanları ailemi bu kadar buruk bırakmışmıydım. Herhalde bu nasıl bir mutluluk ki kalanları düşünemiyorsun. Onlarda senin mutluluğundan mutluluk yaratıyorlar. Evim barkım ayrıyken hani niye bendeki bu üzüntü. En küçüğümüz olmasından mı? Yağmur'un nikah günü teyzesinin kucağından düşmeyişi sürekli teyze diye ağlaması. Anladımı? O'na her baktığımda gözlerimde hep yaş olacakmı? Olacak :( O'nun için mutluluktan kendim için kıyamadığımdan :( Alışacakmıyım(z)? bu duruma. Mecburen.
Bundan sonraki dileklerim hep mutlu olmaları. Birbirlerine sevgi ve saygılarını kaybetmemeleri. O evin en küçüğü ve hep en küçüğü olarak kalacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


