10 Ağustos 2009 Pazartesi

Kızım ve ben

Babası bu hafta sonu eğitimdeydi.
Cumartesi, pazar ve bugün.
Bugün bitiyor...
Kızımla ikimizindi bu hafta sonu, kızımın keyfini çıkaracaktım bu hafta sonu.
Ne zamandır bir başımıza kalmıyorduk.
Cumartesi sabahı kalktık, kahvaltı yaptık, temizlik yaptım uyduruğundan. Arkadan Yağmur yaptı sonra ben arkasını topladım.
Bahçeye çıktık. O sırada Hatiş ve teyzesi geçerken uğramışları onları gördük... Gönderdik, havuza girdik.
Hava esiyordu çok kalmadık.
Eve gittik çorba yaptım, içtik bu arada çizgi film izledik. Uyudu, kalktı. Yoğurdunu yedi, yemeğini alıp baba gelince sahile indik..
Eve geldik baba sızdı yorgunluktan.
Sabah tekrar gitti baba.
Biz kalktık kahvaltı, bahçe... Yemek, çamaşır, ütü araya sıkıştırılan bir limonlu kek... Yağmur, yağmur, yağmur mızmızlık diz boyu. her söylediğime ters cevap sanki o anne ben çocuk...

Hiç bir iş yapmıyormuş bana yardım etmiyormuş gibi gelse de babanın evde olmayışı beni bu hafta sonu çok yordu. Meğer sana ne çok işim düşüyormuş :) Duyup şımarma sakın yokluğunda kıymetini anladım :)

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Bir Polenezköy bir Koru

Cumartesi günü ne yaptık?? Bu hafta Yağmur'un kreş telaşı işlerin yolunda olmayışı pek neşeminde yerinde olmayışı fotoğrafları yüklememiştim bilgisayara, dün yükledim bugün ancak yazma havasına girdim... İşte Yağmur'un cumartesi günü. Tatil'den döndüğümüzden beri yüz yüze görüşmediğimiz arkadaşlarımızı bekliyoruz. Onların kapıda...
Biz arabadan indik ama Yağmur'u almadık. Sırnaşıyor babası onu alsın diye :)İlk durak Polonezköy'e gittik. Bir önceki akşam yağmur yağmasına rağmen hava çok sıcaktı. Araba içinde klima çalışırken çocuklarda buna eklenirken çok duramadık burada. Sadece bir demlik çay söyledik. Biz çaylarımızı içtik kızlarada çorbalarını içirdik. Sonra onlar keyif yaptılar hamak'ta. Biz çaylarımızı içtik. Yola koyulduk...Melike Naz'ın annesinin çalıştığı bankanın çalışanlarına özel bir korusu varmış. Altunizade'de oraya gittik. Hep gidelim derlerdi kısmet olmamıştı. Daha önce niye gitmediğimize pişman olduk. Gelenler genelde çocuklarınıda alıp gelen insanlar. Etraf çocuk kaynıyor :) Yemekleri çok güzel fiyatlar uygun. Çocuk parkı, yürüyüş parkuru, akşam canlı müzik, çocuklar için tehlikeli birşey yok. Oturduğumuz masanın etrafında rahat rahat oynadılar, koştular, taş topladılar. Ufak masa sandalyelerden kendilerine oyun yaptılar. Tatilde ki huysuzlukları bitmiş, birbirlerini özlemişlerdi. Çok iyi anlaştılar. Birara masaların tozunu aldılar :)Yanımıza gelip gidip birşeyler yediler,Bizimki öğlen uykusunu atladığı için daha erken yoruldu. Eve dönerken bir daha koru'ya gitmek için sözleştik. Kısmet çocuklarla evdeki hesap çarşıya uymuyor. Evden çıkarken Polonezköy diye çıkmıştık ama...

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Kızım kreş'te...

Bu sabah kreşe'e bırakırken çok ağladı...

"annem gitmek istemiyomm" dedi...

Öğretmeni ise şimdi vermezseniz çok zorlanırız dedi...

Yağmur'sa yakama yapışık benim iş'e dönmem gerekiyor...

Gitti kızım ama ağlayarak, 5 dakika sonra çok mutlu olacak biliyorum arkadaşlarını öğretmeninide özlediğini biliyorum...

Ama bana bu üzüntüyü yaşatmasa...

İş'teki işlerde yoluna girmemişken herşey arapşaçına dönmüşken birde aklım kızımdayken alıp çantamı çıksam mı???