15 Nisan 2009 Çarşamba

Tamirci Bob

Yağmur'un başucu kitabı "Bob'un Kelimeler Dünyası"
Baş karakter Tamirci Bob ve arkadaşlarının başından geçen maceralar. İçerisinde sayılar, kelimeler, şekiller, renkler, zaman, haftanın günleri mevsimler var. Biz yaklaşık 4-5 aydır önce bu kitaba göz atıp öyle uyuyoruz.
Tabi ki uyuması bu kadar kolay değil :( uyumamak için birden bire karnı bile acıkabilir pilav, makarna isteyebilir.
Masal kitaplarıda var ama Tamirci Bob'un yeri bir başka onda. Çok seviyor. Resimlerin üzerine anlattığımız hikayeleri o kadar benimsemişki yeni bir şey eklediğimizde "ıı ıı annem" diyor ve düzeltiyor.
Her yerde bakıyoruz ama Tamirci Bob'un yeni kitabını bulamadık. 2 yaş sonrası için tavsiye edilir.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Ne yaptık bu hafta sonu..

Cuma öğleden sonraları bir sevinç kaplıyor içimi...
Sebep ne peki?? Küçük kızım :) Hafta sonunda sevinçle girerken bugün pazartesi bir o kadar üzgünüm. Hafta sonları yanından ayrılmasamda her işimin içine seni katsamda senin oyunlarına kendimi soksamda her pazartesi yine bir özlemle kendimi masamda buluyorum. (cuma gelse bir an önce..)
Eee ne yaptık bu hafta sonu..

Cuma akşamı ertesi günün tatil olmasının rahatlığı ile Hatiş’lerde daha çok oturduk hatta ortalığı dağıttık..Elimize geçen bir koli (kullanılmayan) ile kapakları kesip sana dolap yaptık sende hemen ufacık tencerelerini tabaklarını sıraladın dolaba.. Sonra birde tuturdun eve götürücem diye..Onuda aldık evimize geldik.. Resim de çektik ama dayının fotoğraf makinesinde kaldı.
Cumartesi öğlen gibi babaannen'deydik. Bizim dışarıda işimiz vardı. Babaannen sana baktı. Deli gibi yoruldun yedin içtin ama uyumadın bu sefer. Nedense??? Eve dönerken arabada uyudun eve çıkarırken hafif uyandın “seni istiyorum annem” dedin. Vee uyudun bende işlerimi bitirip yattım seninle. Sarmaş dolaş uyuduk, senin mis kokunla.

Pazar sabahıda erken kalktık bugün de önemli bir gündü. Biz kahvaltı yaparken uyandın. Gelip seninle yatak keyfi yaptım ki sinirli olma. Sonra gülerek kalktın. Kahvaltı; bana göre çok az babana göre zorlama açıkınca yer tarzında geçti. Ben üzüldüm peşinde koşturdum oyunla filan biraz daha yedirdim. Sonra hazırlandık saat 1 gibi anneannenler, deden, dayın ve teyzenle buluşup teyzenin müstakbel kayınvalidelerine gittik. Sarıyer Bahçeköy’de orman içinde çok güzel bir eve ve insanlara gittik. Çok güzel ağırlandık. Sen ise ortalıkta bakacak karıştaracak çok şey varken uyumak istemedin. Ve uykusuzluğun saat 5’e yaklaşırken artık huysuzluğa dönüştü. Zaten kalkma vaktimizde geliyordu. Görüşmek üzere deyip ayrıldık. Bu görüşme ilk'ine nazaran daha rahat, içten, samimi oldu.
Kızım arabaya biner binmez uyudu. Uykusu evdede devam etti. Saat 20:30’da kalktı yemeğini yedi. Biraz Tigger&Pooh seyrettik. Bir odasında bir salon’da oyun oynadık. Ve sonrası ben koltuk’ta sızdım :)) Bir ara yanağımı o küçüçük dudaklarla öptü ıslak ıslak. O öpücük beni hafta sonu'na taşıyacak :D

8 Nisan 2009 Çarşamba

Bi anneye, bi babaya, bi daha anneye..

Bir anne-baba için bundan daha mutluluk verici ne olabilir?? Ufacık meleğimiz büyümüş arabadan inip eve giderken bahçeden bize çiçek topluyor. Bi anneyeee, bi babayaaa, bi daha anneyee..böyle devam ediyor. Bense onu izliyorum çiçek toplamasını..dünya durdu sanki o minicik eller çiçek topladı. Hiç bitmeseydi o an. Hepsini saklıyorum çiçeklerin oradan buradan cüzdanımdan çıkıyorlar. Gün içinde bana süpriz oluyorlar, motive ediyorlar beni :))


Bu fotoğrafı neredeyse 1 sene önce çekmiştim. Park'ta. Dün akşama ait bir resim olmayınca bende ne kadar büyüdüğünü görmek için resimlerine baktım. Geçen sene ben sana çiçek koparıp veriyordum, şimdi ise sen bana. Daha nice güzel günlerini görmek dileğim kızım..